İçeriğe atla
Rûm 48Cüz 21 · Sayfa 409

Rûm Sûresi 48. Âyet

الروم

Sohbete sor

(A)llâhu-lleżî yursilu-rriyâha fetuśîru sehâben feyebsutuhu fî-ssemâ-i keyfe yeşâu veyec'aluhu kisefen feterâ-lvedka yaḣrucu min ḣilâlih(i)(s) fe-iżâ esâbe bihi men yeşâu min ‘ibâdihi iżâ hum yestebşirûn(e)

Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.

Rûm Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Uluhiyet mertebesi, rahmaniyet mertebesinden nefesi rahmâni rüzgarları gönderir. (Murat Deruni)


Allah’ın semâdan indirdiği suyla yani yağmurla öldükten sonra yeryüzüne hayat vermesi, demek ki gökyüzünden yeryüzüne yağmur inmese yeryüzü kuruyup kalacak, işte bizim de gönül âlemlerimize inen Allah’ın Zatından İlâh-î yağmurlar olmasa, vahdet yani hayat suları olmasa bizde ölüp gideceğiz, yani kuruyup gideceğiz. İşte hep İlâh-î tecelliyat hayat suyu bizi hayatta tutuyor, bizde zaman zaman beşeriyetimize dönüp ölüyoruz ama yeni gelen tecellilerle İlâh-î varlığımızı idrak edip tekrar diriliyoruz.

Her türlü hareket eden hayvanları da yaydı yeryüzüne, yani beden mülkümüze de türlü türlü nefsani varlıkları yerleştirdi, bunlarda birer işarettir.

Ve rüzgârların önüne bulutları katarak semâ ve arz arasında gönderdi ki nerede neyin ihtiyacı varsa ona yağdırmak için, işte bunlar Cenâb-ı Hakk’ın hep rahmetinden ve onun Âyetlerinden yani işaretlerindendir. “İz-T.B.”


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)