Turcî men teşâu minhunne vetu/vî ileyke men teşâ(u)(s) vemeni-bteġayte mimmen ‘azelte felâ cunâha ‘aleyk(e)(c) żâlike ednâ en tekarra a'yunuhunne velâ yahzenne veyerdayne bimâ âteytehunne kulluhun(ne)(c) va(A)llâhu ya'lemu mâ fî kulûbikum(c) vekâna(A)llâhu ‘alîmen halîmâ(n)
Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Ahzâb Sûresi
(33/51) Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)