İnna(A)llâhe le'ane-lkâfirîne ve e'adde lehum se'îrâ(n)
Şüphesiz Allah, kafirlere lanet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır.
Ahzâb Sûresi
Sözlükte Lânet “kovmak, uzaklaştırmak, iyilik ve faydadan mahrum bırakmak” anlamındaki la‘n kökünden türemiş bir isim olup dinî bir terim olarak Allah’ın bağış ve merhametinden uzak bırakılmayı ifade eder. Aynı kökten türeyen mel‘ûn ve laîn kelimeleri “kovulmuş” mânasına gelir. İslâm öncesi Hicaz-Arap toplumunda ailenin veya kabilenin dışına atılmış kişiye laîn denilirdi. Allah’ın rahmetinden uzaklaştırıldığı için şeytan laîn veya mel‘ûn olarak da anılır. Lânetleme Allah tarafından olursa “dünyada iyilik ve hidayetten, âhirette lutuf ve merhametten mahrum bırakma”, insan tarafından olursa “küfür, sövme, hakaret, beddua” anlamına gelir.[92]
Hakkı kendi varlığında örtüp gizleyenler zât mertebesi tarafından Hakk ile olamak merhametinden kavulmuşlardır.
“se’îrâ” çılgın ateş, bu ateşte nefsi emmarenin öfkesinden deliye dönmüş gazabının ateşidir, kendi elleri ile hazırladıkları bu çılgın ateş onlar için kıyamet günü-saati hazırlanmıştır-hazırdır. (Murat Derûni)