İçeriğe atla
Sebe' 11Cüz 22 · Sayfa 429

Sebe' Sûresi 11. Âyet

سبإ

Sohbete sor

Eni-'mel sâbiġâtin vekaddir fî-sserd(i)(s) va'melû sâlihâ(an)(s) innî bimâ ta'melûne basîr(un)

(10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek) zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur diye demiri ona yumuşattık. "Salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm" diye vahyettik.

Sebe' Sûresi

“Bol bol zırhlar yap ve iyi biçime yatır( işçilikte ölçüyü tuttur “

Demirin yumuşatılması ile birlikte nefsi tesviye olunan sâlik, kendisinde oluşan ilham, tefekkür, muhabbet kabiliyetleri ile artık nefs savaşlarında kendisini muhafaza edecek ittika-takva elbiselerinin yapımını öğrenerek bunları kendi üzerine giymeye başlar. Bu elbiseler esmâ-i ilahiyye’ler olup kendisini esmâ-i nefsiyyelere karşı korumuş olurlar. Günümüzde önemli şahısların ya da devlet başkanlarının güvenli korunması için zırhlı araçlar kendilerine tahsis edilerek korunaklı hale getirilmektedirler. Allah’ın halifesi ve zati zuhuru olan insan da zahir batın varlığını bu zırhlı takva elbiseleri ile korunaklı hale getirmelidir. Her bir mertebenin zırhı olan takva elbisesi mertebelere göre farklıdır.

“iyi biçime yatır( işçilikte ölçüyü tuttur )“ Seyr-i sülukunuzu düzgün ve hakkını vererek yapın “Salih amel işleyin” Demirin yumuşatılıp işlenmesiyle öncesinde nefsine dönük ameller işleyen kişi katılıktan latifliğe geçtiği için nefsinden hak’ka dönük ameller çıkmaya başlar. Bu amellerin düşüncesi hak’tan fiili ise kuldan ortaya çıkar.

“Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm" diye vahyettik” Cenâb-ı Hakk kullarını kulları ile görücüdür ve haberdardır çünkü sıfatlarımız müşterek, bizdeki görüş O’nun görüşü, emanet olarak O’ndan aldık, fakat biz bunun hakikatini idrak edebilirsek bu bizde asalet hükmüne dönüşecektir. Ayrıca Cenâb-ı Hakkk’ın bize verdiği bu sıfatları hakkıyla iade edemez isek emânete hıyanet etmiş hükmüne giriyoruz ayrıca, biz O’na hakkıyla iade ettikten sonra Cenâb-ı Hakk bunları asaleten kullanmak üzere tekrar bize iade edecektir ÇHU


~~34.12~
وَلِسُلَيْمٰنَ الرّٖيحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌ وَاَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِ وَمِنَ الْجِنِّ مَنْ يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِاِذْنِ رَبِّهٖ وَمَنْ يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ اَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّعٖيرِ

34/12 Ve lisuleymâner rîha ğuduvvuhâ şehruv ve ravâhuhâ şehr, ve eselnâ lehû aynel gıtr, ve minel cinni mey yağmelu beyne yedeyhi biizni rabbih, ve mey yezığ minhum an emrinâ nuzıghu min azâbis seîr.

Diyanet Meali:

34/12 Süleyman'ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgârı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa, ona alevli ateş azabını tattırırız.

Elmalılı Hamdi Yazır:

34/12 Süleymana da rüzgâr: sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay, erimiş bakır menbaını da ona seyl gibi akıttık, hem rabbının iznile elinin altında Cinnîlerden de çalışan vardı, onlardan da her kim emrimizden inhiraf ederse ona Saîr azâbını tattırırız


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)