İçeriğe atla
Sebe' 24Cüz 22 · Sayfa 431

Sebe' Sûresi 24. Âyet

سبإ

Sohbete sor

Kul men yerzukukum mine-ssemâvâti vel-ard(i)(s) kuli(A)llâh(u)(s) ve-innâ ev iyyâkum le'alâ huden ev fî dalâlin mubîn(in)

De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık verir?" De ki: "Allah. O halde, ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!"

Sebe' Sûresi

De ki! Size göklerden ve yerden kim rızık verir?

Uluhiyet makamı risalet makamını konuşturarak ey habibim de ki! Size göklerden ve yerden kim rızık veriyor?

Göklerde ve yerde olanlara bir hatırlatmadır. Bütün alemlerde maddi ve manevi rızıkların vericisinin kendisi olduğunu hatırlatıyor. Bu hatırlatma ile Allah’tan başka şeylere yönelmeyin, bu hakikati bildiğiniz halde farklı putlara yönelmeyin ve müşrik olmayın deniyor. Göklerden verdiği rızıklar ilim ve hikmet gibi bâtıni nimetler olurken, yerden olan nimetler ise zahiri nimetler rızıklardır.

“De ki; Allah”, Uluhiyyet mertebesi zahir bâtın bütün alemlere sirayet edip kontrol ve hükmü altında tuttuğu için risalet mertebesinden bunu ilan et ve duyur ki, kendilerine verilen zahir batın rızıkların kaynağını başka yerlerde aramasınlar ve müşriklerden olmasınlar.

Bu hususta Nahl suresi ayet 73’de “(Müşrikler) Allah'ı bırakıp da kendilerine göklerde ve yerde olan rızıktan hiçbir şey veremeyen ve buna asla güçleri yetmeyen şeylere (putlara) tapıyorlar.” Buyurulmaktadır. Dünya geçip giden bir gölgedir Daha doğrusu gölgenin gölgesidir. Gölgenin gölgesinin de gölgesi olmaz. Dünya zatın gölgesidir ve kendisine ait bir zatı, mülkü ve bir kudreti yoktur.

“O hâlde, ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!" Allah’ın mülkünde ikiliğe yer olmadığı için, ikilik de sapıklık ve dalalet olduğu için ya bizim size bildirdiğimiz uluhiyyet hakikati yalan, ya da, sizin şirk anlayışınız sizin için sapık bir yoldur. Bunun muhakeme ve mukayesesini yapmalarını onlara ilim ve hikmet ile bildir ve öğret denilmektedir. ÇHU


~~34.25~
قُلْ لَا تُسْپَلُونَ عَمَّا اَجْرَمْنَا وَلَا نُسْپَلُ عَمَّا تَعْمَلُونَ

34/25 Kul lâ tus'elûne ammâ ecramnâ ve lâ nus'elu ammâ tağmelûn Diyanet Meali:

34/25 De ki:

"Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız Elmalılı Hamdi Yazır:

34/25 De ki: siz bizim cürümlerimizden mes'ul edilmezsiniz, biz de sizin yaptıklarınızdan mes'ul olmayız


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)