Velleżîne keferû lehum nâru cehenneme lâ yukdâ ‘aleyhim feyemûtû velâ yuḣaffefu ‘anhum min ‘ażâbihâ(c) keżâlike neczî kulle kefûr(in)
İnkar edenler için ise cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler. Kendilerinden cehennem azabı da hafifletilmez. İşte biz her nankörü böyle cezalandırırız.
Fâtır Sûresi
Hakikatini unutan nefs hakkı unutması sebebiyle gaflet ateşi içindedirler. Nefis “ene” benlik davasında olduğundan ölümü tadıcıdır, sonuç itibari ile forum değiştirir ve ateş ve cehenneme uygun elbise giyer. Ve bu bir daha öldürülmez. (Murat Derûni) Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Cennet ehli cennete, cehennem ehli de cehnneme ayrılıp gelince, ölüm (mefhumuna bir koç suretinde vücud verilerek) getirilir. Tâ cennetle cehennem arasında yatırılır. Sonra kesilir.
"Hafifletilmeme" nefsin tevhidi idrak edemeyişinin sürekliliğidir.
Kâfir "Hakk’ı tanımayan" değil, "kendi varlığını mutlak sanan"dır.
"Cehennem ehli, aslında kendi benliklerinin azabını çeker." (Füsûs’ül-Hikem)
"Cehennem ateşi", nefsin Hakk’a perde oluşunun sonucudur.
"Nankörlük", varlığın Hakk’a ait olduğunu inkârdır.
"Ârifin cehennemi bir anlık gafletidir, câhilinki ise ebedî hüsran." (Fütûhât-ı Mekkiyye)[113]