İçeriğe atla
Fâtır 44Cüz 22 · Sayfa 439

Fâtır Sûresi 44. Âyet

فاطر

Sohbete sor

Eve lem yesîrû fî-l-ardi feyenzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lleżîne min kablihim vekânû eşedde minhum kuvve(ten)(c) vemâ kâna(A)llâhu liyu'cizehu min şey-in fî-ssemâvâti velâ fî-l-ard(i)(c) innehu kâne ‘alîmen kadîrâ(n)

Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah'ı aciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

Fâtır Sûresi

Yolumuza “Gökyüzü İnsanları Araştırması” ile devam edelim.

Diyanet Meali:

35.44 - Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah'ı âciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

35.44 - Ya yeryüzünde gezip bir bakmadılar da mı? Kendilerinden evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş? Halbuki onlar onlardan daha kuvvetli idiler, Allah, ne göklerde ne yerde hiçbir şeyin onu âciz bırakmasına imkân-ü ihtimal yoktur. O hiç şübhesiz alîm bir kadîr bulunuyor.


“Allah, ne göklerde ne yerde hiçbir şeyin onu âciz bırakmasına imkân-ü ihtimal yoktur. O hiç şübhesiz alîm bir kadîr bulunuyor.” Hakk-ı aciz bırakmaya çalışan, onun karşısına çıkan O’na karşı benlik taslayan, insan nesli türü sülâlesi içinden çıkmaktadır. Ayet-i kerîmenin ifadesiyle böyle insanlar yerde olduğu gibi gökyüzünde de olduğunu bu ayet-i kerîme de açık olarak anlatmaktadır. “ İz- -T-B- ”