İçeriğe atla
Yâsîn 35Cüz 23 · Sayfa 442

Yâsîn Sûresi 35. Âyet

يس

Sohbete sor

Liye/kulû min śemerihi vemâ ‘amilet-hu eydîhim(s) efelâ yeşkurûn(e)

(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?

Yâsîn Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bu tevhîd gıdaları yenildiğinde kişideki tevhîd ilmi artmaktadır. Tevhîd ile ilgilenecek isek eğer bu tür meyvelerden yememiz gerekiyor ki onlarda ancak cennette çıkıyor. Cennette Hakk’ın kişiyi esmâ-i İlâhîyyesi ile örtmesidir.

Elleriyle yapılması, namaz, oruç, hac, zekat gibi fiziki çalışmalardır.

Yukarıdan beri anlatılanlar ile Cenâb-ı Hakk (c.c.) “size zâtımdan verdiğim nîmetlere” şükür etmeyecekmisiniz, diyor. Buradaki şükür ise hamd-övgü mânâsınadır çünkü İlâh-î varlığın kişiyi kuşatmasında artık teşekkür sözkonusu olmaz çünkü vahdet olmuştur, teşekkür içinde ikilik yâni teşekkür eden ve teşekkür edilen gereklidir. Âyetlerin her mertebedeki kişinin anlayışına yönelik olması dolayısıyla şükür olarak belirtilmiştir. İrfan ehli bu şükrün hamd-övgü olduğunu bilir, bunun hamd olduğunu bilemeyecek düzeyde olanlar ibare eğer “hamd” olarak belirtilmiş olsa idi o ifâdedeki şükür kavramını anlayamayacaklardı. Hamd şeriat mertebesinde şükür mânâsında kullanır.