Feakbele ba'duhum ‘alâ ba'din yetesâelûn(e)
Derken birbirlerine yönelip sorarlar.
Derken birbirine dönüp sorarlar:
Bu ayet, cennet ehlinin birbirleriyle sohbetini ve geçmiş yaşantılarına dair karşılıklı soru sormalarını tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, yönelme ve soru sorma eylemleri üzerinden bu diyaloğun mahiyetini ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İkbal (إقبال), bir şeye doğru yönelmek, yüzünü çevirmek demektir. Ayetteki 'fâ-akbele' ifadesi, cennet ehlinin birbirlerine doğru dönerek, yüz yüze gelerek konuşmaya başlamalarını ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir yönelme değil, aynı zamanda dikkat ve ilgiyle birbirlerine yönelmeyi de içerir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Arapçada 'akbele' fiili, bir şeye doğru gelmek, yönelmek anlamında kullanılır. Burada 'ba'duhum alâ ba'dın' (birbirlerine) ifadesiyle birlikte kullanılması, cennet ehlinin karşılıklı olarak birbirlerine dönerek, aralarında bir diyalog başlatma niyetini gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): 'Ba'd' kelimesi, bir topluluğun veya şeyin bir kısmını ifade eder. Ayetteki 'ba'duhum alâ ba'dın' ifadesi, cennet ehlinin tamamının değil, kendi aralarında gruplar halinde veya bireysel olarak birbirlerine yönelip konuştuklarını belirtir. Bu, bir bütünün içindeki karşılıklı etkileşimi vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Ba'd (بعض), bir şeyin cüz'ü, parçasıdır. Ayetteki kullanımı, cennet ehlinin kendi içlerinde, yani 'bir kısmı diğer bir kısmına' yönelerek konuşmalarını anlatır. Bu, bir topluluk içindeki karşılıklı iletişimi ve etkileşimi ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Suâl (سؤال), bir şeyin bilgisini istemektir. 'Yetesâelûne' (يتساءلون) ise tefâ'ul babından olup, karşılıklı soru sormayı, birbirine bir şeyler danışmayı ifade eder. Cennet ehlinin birbirlerine geçmiş yaşantıları, dünyadaki halleri veya cennet nimetleri hakkında sorular yönelttiğini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'suâl' kavramı, genellikle bilgi edinme, açıklama isteme veya bir konuyu aydınlatma amacıyla kullanılır. 'Yetesâelûne' formu, bu eylemin karşılıklı ve interaktif olduğunu vurgular. Cennet bağlamında bu, bir merak giderme, anıları paylaşma veya şükran ifade etme biçimi olarak anlaşılabilir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Tefâ'ul kalıbı, fiilin iki taraf arasında karşılıklı olarak gerçekleştiğini gösterir. 'Yetesâelûne' fiili, cennet ehlinin birbirlerine pasif bir şekilde dinlemek yerine, aktif olarak soru sorarak ve cevaplayarak bir diyalog içinde olduklarını belirtir. Bu, onların arasındaki samimi ve canlı iletişimi vurgular.
Sâffât Sûresi
قَالَ قَائِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّي كَانَ لِي قَرِينٌ {الصافات/51}