Ve kâlû-lhamdu li(A)llâhi-lleżî sadekanâ va'dehu ve evraśenâ-l-arda netebevveu mine-lcenneti hayśu neşâ/(u)(s) feni'me ecru-l'âmilîn(e)
Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah'a mahsustur. Salih amel işleyenlerin mükafatı ne güzelmiş!"
Onlar da: "Hamdolsun o Allah'a ki, bize vaadini doğru çıkardı ve bizi cennet arzına varis kıldı. Cennette istediğimiz yerde oturuyoruz" derler. Bak ne güzeldir mükafatı o iyi amel işleyenlerin!
Bu ayet, cennet ehlinin Allah'a şükranlarını ifade ettiği bir sahneyi tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, Allah'ın vaadini yerine getirmesi, cennetin miras bırakılması ve salih amellerin karşılığı olan güzel ecri vurgulamaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Hamd, bir nimete karşılık veya bir güzelliği takdir etmek amacıyla yapılan övgüdür. Ayetteki 'el-Hamdu lillah' ifadesi, cennet ehlinin Allah'ın kendilerine verdiği nimetler ve vaadini gerçekleştirmesi karşısında duydukları minnet ve şükranı dile getirir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Hamd, Kur'an'da genellikle Allah'a yöneltilen mutlak övgü ve şükranı ifade eder. Bu ayette, cennet ehlinin Allah'ın vaadini yerine getirmesi ve onlara cenneti miras bırakması gibi büyük lütuflar karşısında hissettikleri derin takdiri ve minnettarlığı yansıtır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Sadaka fiili, bir sözün veya vaadin gerçekleşmesi, doğru çıkması anlamında kullanılır. Ayetteki 'sadakana va'dehu' ifadesi, Allah'ın müminlere cennet vaadinin eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, bu vaadin gerçek olduğunu belirtir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Sıdk, sözün fiile uygun olması, vaadin yerine getirilmesi demektir. Bu ayette, Allah'ın müminlere cenneti vaat etmesi ve bu vaadi gerçekleştirmesi, O'nun sıfatlarından olan 'sadık' olmasının bir tecellisidir. Cennet ehli, Allah'ın sözünün doğruluğunu bizzat tecrübe ettiklerini ifade ederler.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Vâris kılmak, bir şeyi bir başkasına devretmek, ona sahip olmasını sağlamaktır. Ayetteki 'evrasena'l-arda' ifadesi, Allah'ın müminleri cennetin varisleri kıldığını, yani cennetin onlara ait olduğunu ve orada diledikleri gibi tasarruf edebileceklerini anlatır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): İrs, bir şeyin birinden diğerine geçmesidir. Kur'an'da cennetin müminlere miras bırakılması, onların dünya hayatındaki salih amelleri karşılığında hak ettikleri bir mülkiyet ve ikamet hakkı olarak sunulur. Bu, Allah'ın lütfunun ve adaletinin bir göstergesidir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Tebavvu', bir yere yerleşmek, konaklamak ve orada ikamet etmek anlamına gelir. Ayetteki 'netebavveu mine'l-cenneti haythu neşâ'u' ifadesi, cennet ehlinin cennette istedikleri her yere yerleşme, diledikleri gibi konaklama özgürlüğüne sahip olduklarını, bu durumun cennetin genişliğini ve nimetlerinin sınırsızlığını gösterdiğini belirtir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Buv' kökünden türeyen tebavvu', bir yere yerleşmek, mesken edinmek demektir. Bu ayette, cennet ehlinin cennetteki tam serbestiyetini ve rahatlığını vurgular. Onlar için belirli bir yer tahsis edilmemiş, aksine diledikleri her köşede ikamet etme imkanı verilmiştir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Amel, bir işi yapmak, fiilde bulunmaktır. Kur'an'da genellikle 'amel-i salih' (iyi iş) bağlamında kullanılır. Ayetteki 'el-âmilîn' ifadesi, dünya hayatında Allah'ın emirlerine uygun, O'nun rızasını gözeten, hayırlı işler yapan müminleri ifade eder. Onların bu çabalarının karşılığı olarak cennetle mükafatlandırılacakları vurgulanır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Amel kavramı, Kur'an'da insanın iradeli olarak yaptığı her türlü fiili kapsar. 'el-Âmilîn' terimi, özellikle Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla iyi ve faydalı işler yapanları tanımlar. Ayette, bu kişilerin ecirlerinin ne kadar güzel olduğu belirtilerek, salih amellerin ahiretteki karşılığının büyüklüğüne dikkat çekilir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.