Yestaḣfûne mine-nnâsi velâ yestaḣfûne mina(A)llâhi vehuve me'ahum iż yubeyyitûne mâ lâ yerdâ mine-lkavl(i)(c) vekâna(A)llâhu bimâ ya'melûne muhîtâ(n)
Bunlar, insanlardan gizlenmeye çalışırlar da Allah'tan gizlenmezler. Halbuki Allah, geceleyin, razı olmayacağı sözleri kurarlarken onlarla beraberdir. Allah, onların yaptıklarını (ilmiyle) kuşatmıştır.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(108) Yestahfune minen Nasi ve lâ yestahfune minAllahi ve HUve meahüm iz yübeyyitune ma lâ yerda minel kavl* ve kânAllahu Bi mâ ya'melune muhîtâ;)
“Bunlar, insanlardan (hainliklerini) gizlerler de, Allah'tan gizlemezler. Oysa O, geceleyin istemediği şeyi kurarlarken onların yanı başlarındadır. Allah, onların yaptıklarını (ilmiyle) kuşatmıştır.”
هَا أَنتُمْ هَؤُلَاءِ جَادَلْتُمْ عَنْهُمْ فِي الْحَيَوةِ
الدُّنْيَا فَمَنْ يُجَادِلُ اللَّهَ عَنْهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَمْ
مَن يَكُونَ عَلَيْهِمْ وَكِيلًا
(109-) Ha entüm haülâi cadeltüm anhüm fîl hayatid dünya femen yücadilullahe anhüm yevmel kıyameti emmen yekûnü aleyhim vekîlâ;)
“Haydi siz dünya hayatında onları savunuverdiniz (diyelim). Peki kıyamet gününde Allah'ın huzurunda onları kim savunacaktır? Yahut onlara kim vekil olacaktır?”