Elem tera ilâ-lleżîne ûtû nasîben mine-lkitâbi yu/minûne bilcibti ve-ttâġûti veyekûlûne lilleżîne keferû hâulâ-i ehdâ mine-lleżîne âmenû sebîlâ(n)
Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar "cibt"e ve "tağut"a inanıyorlar. İnkar edenler için de, "Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(51) (Elem tera ilellezîne utu nasîben minel Kitabi yu'minune Bil cibti vettağuti ve yekulune lillezîne keferu haülâi ehda minellezîne âmenu sebîlâ;)
"Şu kendilerine kitaptan (okuma yazmadan) bir nasib verilmiş olanları görmüyor musun! Onlar puta ve şeytana inanıyorlar. Ve Allah'ı tanımayanlara, "Bunlar, müminlerden daha doğru yoldadır." diyorlar.”
Bugüne uyarladığımızda, İslâm dininin içerisindeki Mûseviyyet mertebesinden ve İseviyyet mertebesinden bazı bilgiler verilen kimseleri görmedin mi demektir. O kişiler nefslerinin büyük olan gurur ve kibirine ve dünya muhabbetine inanırlar ve verilen bilgileri bu yönde kullanırlar. Ve nefslerindeki bu oluşumlarla hareket etmeyi, normal bir şekilde imânları ile yaşayanlardan daha doğru görürler.