Ve-iżâ huyyîtum bitahiyyetin fehayyû bi-ahsene minhâ ev ruddûhâ(k) inna(A)llâhe kâne ‘alâ kulli şey-in hasîbâ(n)
Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.
Siz bir selam ile selamlandığınız zaman, siz de ondan daha güzeliyle karşılık verin veya verilen selamı aynen iade edin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.
Nisâ 86. ayet, selamlaşma adabını ve karşılık verme prensibini ele alırken, Allah'ın her şeyin hesabını tutan olduğunu vurgular. Ayet, sosyal etkileşimde nezaket ve adaletin önemini dilbilimsel olarak 'tahiyye', 'hayyû' ve 'hasîb' kavramları üzerinden işler.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Hayat kökünden türeyen 'tahiyye', aslında 'hayat dilemek' anlamına gelir. 'Hayyâke' ifadesi, 'Allah sana hayat versin' demektir. Ayetteki 'huyyîtum' ise, size bu şekilde bir hayat ve esenlik dileğiyle hitap edildiğini ifade eder. (el-Müfredât, ص 286)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Araplar, 'hayyâke' derken 'Allah seni yaşatsın' veya 'Allah sana uzun ömür versin' anlamını kastederlerdi. 'Huyyîtum' ifadesi, size bu tür bir dua ve saygı ifadesiyle hitap edildiğini belirtir. (Mecâzü'l-Kur'ân, I, 137)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): İslam öncesi Arap toplumunda 'tahiyye' kavramı, bir tür saygı ve iyi dilek ifadesiydi. Kur'an, bu kavramı alarak ona daha geniş bir anlam yüklemiş, özellikle 'selam' ile ilişkilendirerek barış ve esenlik dileğini vurgulamıştır. Ayetteki 'huyyîtum', bu sosyal ritüelin başlangıcını işaret eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): 'Tahiyye', 'selam' demektir. Ayetteki 'bi-tahiyyetin' ifadesi, size herhangi bir selam veya saygı ifadesiyle hitap edildiğinde, buna karşılık vermenin gerekliliğini vurgular. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, ص 125)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): 'Tahiyye', 'hayat' kökünden gelir ve birine hayat dilemek, onu onurlandırmak anlamına gelir. Kur'an'da ise genellikle 'selam' anlamında kullanılır ve karşılıklı saygı ve iyi niyetin bir göstergesidir. (Basâiru Zevi't-Temyîz, II, 401)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Tahiyye kelimesi, Kur'an'da hem genel bir saygı ve iyi dilek ifadesi hem de özel olarak 'selam' anlamında kullanılır. Bu ayette, bir sosyal etkileşim başlatma ve karşılıklı nezaket gösterme eylemini ifade eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): 'Hayyâ' fiili, 'selam verdi' anlamına gelir. 'Fahayyû' emri ise, size verilen selamı daha güzeliyle veya aynısıyla iade etme yükümlülüğünü belirtir. (Nüzhetü'l-Kulûb, ص 175)
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Fiilin tef'îl babından gelmesi, eylemin yoğunluğunu ve karşılıklı oluşunu vurgular. Size bir selam verildiğinde, siz de aynı şekilde veya daha üstün bir şekilde selam vererek karşılık verin. (Umdetü'l-Huffâz, I, 450)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an, 'tahiyye'ye karşılık vermeyi bir ahlaki görev olarak sunar. 'Fahayyû' emri, sadece bir nezaket kuralı değil, aynı zamanda toplumsal uyumu ve karşılıklı saygıyı pekiştiren bir dini ilkedir. Bu, İslam toplumunda bireyler arası ilişkilerin temelini oluşturur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): 'Hasîb', 'hesap gören' anlamına gelir. Allah için kullanıldığında, O'nun her şeyi en ince ayrıntısına kadar bildiğini, her amelin karşılığını vereceğini ve kimsenin hakkının zayi olmayacağını ifade eder. (el-Müfredât, ص 225)
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Allah'ın 'Hasîb' ismi, O'nun kullarının amellerini saydığını, onları koruduğunu ve karşılığını verdiğini gösterir. Bu ayette, selamlaşma gibi küçük görünen bir eylemin bile Allah katında bir karşılığı olduğunu ve O'nun her şeyi hesaba kattığını vurgular. (el-Külliyyât, ص 337)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): 'Hasîb' kavramı, Kur'an'da Allah'ın adalet ve kudret sıfatlarından biridir. İnsanların eylemlerinin, iyi veya kötü, karşılıksız kalmayacağını ve Allah'ın her şeyi eksiksiz bir şekilde kaydettiğini ifade eder. Bu, müminleri ahlaki davranışlara teşvik eden önemli bir motivasyon kaynağıdır.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(86) (Ve izâ huyyiytüm Bi tehıyyetin fehayyu Bi ahsene minha ev rudduha* innAllahe kâne alâ külli şey'in Hasîbâ;)
“Siz bir selâm ile selâmlandığınız zaman, siz de ondan daha güzeliyle karşılık verin veya verilen selâmı aynen iade edin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.”