(A)llâhu lâ ilâhe illâ hu(ve)(c) leyecme'annekum ilâ yevmi-lkiyâmeti lâ raybe fîh(i)(k) vemen asdeku mina(A)llâhi hadîśâ(n)
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?
Kendinden başka ilâh olmayan Allah, sizi kıyamet gününde mutlaka biraraya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?
Nisâ Suresi'nin 87. ayeti, Allah'ın birliğini, kıyamet gününün kesinliğini ve Allah'ın sözünün doğruluğunu vurgulayan temel inanç esaslarını içermektedir. Ayet, tevhid, ahiret ve nübüvvetin temelini oluşturan kavramlar etrafında şekillenir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Allah lafzı, 'el-İlah' kelimesinden türemiş olup, tüm ilahi sıfatları kendinde toplayan, ibadet ve kulluğa layık tek varlığı ifade eder. Ayette, O'ndan başka ilah olmadığı vurgulanarak tevhidin merkezine yerleştirilmiştir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Allah ismi, zat-ı ilahiyeye mahsus bir isim olup, hiçbir şeye benzemeyen, tüm kemal sıfatlarını kendinde toplayan ve noksan sıfatlardan münezzeh olan varlığı ifade eder. Ayetteki kullanımı, O'nun eşsiz ve tek ilah olduğunu pekiştirir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'Allah' kavramı, mutlak ve aşkın bir Tanrı'yı ifade eder. O, yaratıcı, rızık verici ve hüküm koyucudur. Bu ayette, O'nun tek ilah olduğu ve kıyamet gününü gerçekleştirecek kudrete sahip olduğu vurgulanır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Cem' kökü, dağınık olan şeyleri bir araya getirmek anlamına gelir. Ayetteki 'leyecmeanneküm' ifadesi, Allah'ın tüm insanları ölümden sonra diriltip hesap için bir araya toplayacağının kesinliğini pekiştiren bir yemindir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Cem', farklı unsurları bir araya getirme eylemini ifade eder. Bu ayette, kıyamet günü tüm insanların diriltilip mahşer yerinde toplanması anlamında kullanılmıştır ki bu, Allah'ın kudretinin bir göstergesidir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Fiilin başında yer alan 'lam' ve sonunda yer alan 'nun' harfleri, fiile te'kid (pekiştirme) anlamı katmaktadır. Bu, Allah'ın insanları kıyamet günü toplayacağının şüphe götürmez bir gerçek olduğunu vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Kıyamet, 'kıyâm' kökünden türemiş olup, insanların kabirlerinden kalkıp ayağa kalktığı günü ifade eder. Ayette, bu günün geleceğinde hiçbir şüphe olmadığı belirtilerek, ahiret inancının kesinliği vurgulanır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Kıyamet, ölülerin dirilip Allah'ın huzurunda hesap vermek üzere ayağa kalktığı gün olarak tanımlanır. Bu ayette, 'lâ raybe fîhi' (onda şüphe yoktur) ifadesiyle bu günün mutlak gerçekliği pekiştirilmiştir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Kıyamet kavramı, Kur'an'da hem büyük felaketi hem de ölülerin dirilişini ve hesap gününü ifade eder. Bu ayette, Allah'ın insanları toplayacağı gün olarak, ahiret inancının temel bir unsuru olarak sunulur.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sıdk kökü, sözün gerçeğe uygun olması, yalanın zıttı anlamına gelir. 'Asdak' ise ism-i tafdil olup, en doğru sözlü demektir. Ayette, Allah'ın sözünün mutlak doğruluğu ve güvenilirliği vurgulanır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Sıdk, sözün veya fiilin gerçeğe uygun olmasıdır. 'Asdak' kelimesi, Allah'ın vaatlerinin, haberlerinin ve hükümlerinin mutlak surette doğru olduğunu, hiçbir şekilde yalan veya yanılgı içermediğini ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Sıdk, kalbin, dilin ve amelin uyum içinde olmasıdır. Allah için kullanıldığında, O'nun sözünün ve vaadinin kesinlikle gerçekleşeceği, hiçbir şüpheye mahal vermeyeceği anlamına gelir. Ayetteki soru cümlesi, bu gerçeği pekiştirir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Hadis, yeni olan şey veya konuşulan söz anlamına gelir. Ayette, Allah'ın 'hadisi' yani sözü, vaatleri ve haberleri kastedilmektedir. Bu sözlerin doğruluğu, 'asdak' kelimesiyle vurgulanmıştır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Hadis, hem yeni meydana gelen olayları hem de sözlü anlatımları ifade eder. Bu ayette, Allah'ın insanlara bildirdiği, vahyettiği sözler ve vaatler kastedilmektedir. O'nun sözü, en doğru ve güvenilir kaynaktır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Hadis kelimesi, Kur'an'da genellikle 'söz', 'haber' veya 'kıssa' anlamlarında kullanılır. Bu ayette, Allah'ın insanlara yönelik tüm bildirimlerini, vaatlerini ve hükümlerini kapsayan geniş bir anlam taşır ve bu bildirimlerin mutlak doğruluğu vurgulanır.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(87) (Allahu lâ ilâhe illâ HU* leyecme'anneküm ilâ yevmil kıyameti lâ raybe fîh* ve men asdeku minAllahi hadîsâ;
“Kendinden başka ilâh olmayan Allah, sizi kıyamet gününde mutlaka biraraya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?”