Feulâ-ike ‘asa(A)llâhu en ya'fuve ‘anhum(c) vekâna(A)llâhu ‘afuvven ġafûrâ(n)
Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.
Nisâ Suresi 99. ayet, Allah'ın kullarını affetme ve bağışlama vasıflarını vurgular. Ayet, özellikle hicret edemeyen zayıf ve çaresiz müminler için Allah'ın rahmetinin genişliğini ifade ederken, 'affetme' ve 'bağışlama' kavramları üzerinden ilahi merhametin tecellisini dilbilimsel bir derinlikle sunar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'afv' kelimesinin asıl anlamının 'silmek, izini gidermek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'en ya'fuve anhum' ifadesi, Allah'ın bu kişilerin günahlarını silerek, onlara yönelik cezayı kaldırması ve onları bağışlaması anlamında kullanılmıştır. Bu, Allah'ın kullarına karşı gösterdiği merhametin bir tezahürüdür.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'afv' kelimesini 'terk etmek' ve 'bağışlamak' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın hicret edemeyen zayıf kimselerin kusurlarını terk etmesi ve onlara azap etmemesi, yani onları bağışlaması kastedilmektedir. Bu, ilahi affın bir eylem olarak ortaya çıkışını gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'afv' kavramının Kur'an'da genellikle 'günahı affetmek, hoş görmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, Allah'ın belirli bir grup insan için 'affetme' eylemini gerçekleştireceği umudu dile getirilerek, ilahi affın bir lütuf ve merhamet olarak sunulduğu vurgulanır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'el-Afuvv' isminin, 'günahları silen, cezayı terk eden' anlamına geldiğini ifade eder. Ayette 'kâne Allahu Afuvven' ifadesiyle, Allah'ın bu vasfının sürekli ve köklü bir nitelik olduğu, yani O'nun her zaman affedici olduğu vurgulanır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'el-Afuvv' ismini, 'günahları silen ve cezalandırmaktan vazgeçen' olarak tanımlar. Bu ayette, Allah'ın 'Afuvv' olması, O'nun kullarına karşı olan engin merhametini ve günahları bağışlama konusundaki sınırsız kudretini pekiştirmektedir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'Afuvv' isminin 'çok affeden' anlamında mübalağa sigası olduğunu belirtir. Ayette bu ismin kullanılması, Allah'ın affediciliğinin sadece bir eylem değil, aynı zamanda O'nun zatına ait bir sıfat olduğunu ve bu sıfatın sürekli tecelli ettiğini gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ğafr' kelimesinin 'örtmek' anlamına geldiğini ve 'el-Gafûr' isminin de 'günahları örten ve bağışlayan' olduğunu açıklar. Ayette 'Gafûr' isminin 'Afuvv' ile birlikte zikredilmesi, Allah'ın hem günahları sildiğini hem de onları örterek kulun itibarını koruduğunu vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'Gafûr' kelimesini 'günahları bağışlayan' olarak açıklar. Ayetteki 'Gafûr' ifadesi, Allah'ın sadece affetmekle kalmayıp, aynı zamanda günahları gizleyerek kulun ahiretteki durumunu iyileştirdiğini ve onu azaptan koruduğunu belirtir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'Gafûr' isminin 'çok bağışlayan' anlamında mübalağa sigası olduğunu ifade eder. Bu ayette, Allah'ın 'Afuvv' ve 'Gafûr' isimlerinin bir arada kullanılması, O'nun affediciliğinin ve bağışlayıcılığının sonsuzluğunu ve kapsamlılığını vurgular. 'Afuvv' günahı silerken, 'Gafûr' onu örter ve korur.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(99) (Feülâike asallahu en ya'füve anhüm* ve kânAllahu Afüvven Ğafura;)
“Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.”