Ve kâlû kulûbunâ fî ekinnetin mimmâ ted'ûnâ ileyhi vefî âżâninâ vakrun vemin beyninâ ve beynike hicâbun fa'mel innenâ ‘âmilûn(e)
Dediler ki: "(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içerisindedir. Kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir perde vardır. O halde sen (istediğini) yap, şüphesiz biz de (istediğimizi) yapacağız."
Fussilet Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Ve Kâlû, bu sebebten dediler, kulûbunâ, bizim kalplerimiz, fî ekinnetin, örtüler içinde, gaflet perdeleri ve beşer anlayışları ile perdelidir. mimmâ ted'ûnâ, bizi çağırdığın Hakikat-i İlâhiyye ye, o perdelerki bizdedir, ileyhi, o Hakk sözler üzerine örtülmüştür, biz onları duymaz ve görmeyiz. Çağrılırız ama haberimiz olmaz. ve fî âzâninâ vakrun, kulaklarımızda beşeriyet ağırlığı vardır ki, İlâhi ilmin lâtifliğini duymazlar. ve min beyninâ bizim aramızdan bu haller çıkar ve bize sevimli gelir, ve beynike, senin aranda, hıcâbun, bu perdeler sana ulaşmaktan bizi korur, fagmel, hemen ne yapacaksan yap-işle, innenâ âmilûn. Bizde senin getirdiğin Kur’an ve zâti hakikatleri inkâr etme ameli ile âmil olmaya devam edeceğiz.
41.6*************قُلْ اِنَّمَا اَنَا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰى اِلَیَّ اَنَّمَا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَاسْتَقٖيمُوا اِلَيْهِ وَاسْتَغْفِرُوهُ وَوَيْلٌ لِلْمُشْرِكٖينَ
(41/6) – (Kul innemâ ene beşerun mislukum yûhâ ileyye ennemâ ilâhukum ilâhun vâhıdun festekîmû ileyhi vestağfirûhu, ve veylun lilmuşrikîne.
(41/6) – De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Fakat bana ilâhınızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Artık O'na yönelin ve O'ndan bağışlanma dileyin. Allah'a ortak koşanların vay hâline!"