Beşîran ve neżîran fea'rada ekśeruhum fehum lâ yesme'ûn(e)
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler.
Fussilet Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Beşîran, kendindeki hakikatlerinin anlamaya kabili-yetleri olanları kendilerinde mevcud hakikatlerini çalış-maları karşısında, Müjdeleyici, ancak bunları anlamak için bir çaba göstermeyip, kendilerinde bulunan “mudil” isminin kendilerini istilâ edbileceğini ve bu suretle zararlara girebileceğini nezîrâ bu hususta uyarıcı’dır.
İşte bu durumda olanlar, feagrada, uzaklaştı ekse-ruhum fehum, onların çoğunluğu, lâ yesmeûn, kulakları sadece madde âlemini duydukları için hakikat-i İlâhiyye ilmini ve onu anlatan Kur’ân-ı Kerimi ve Peygamberin sesini duymazlar.
Not= Beşîr ve nezîr, hakkında (Terzi Baba-2-) de bilgi vardır dileyen oraya da bakabilir. T.B.
41.5*************وَقَالُوا قُلُوبُنَا فٖى اَكِنَّةٍ مِمَّا تَدْعُونَا اِلَيْهِ وَفٖى اٰذَانِنَا وَقْرٌ وَمِنْ بَيْنِنَا وَبَيْنِكَ حِجَابٌ فَاعْمَلْ اِنَّنَا عَامِلُونَ
(41/5) – (Ve Kâlû kulûbunâ fî ekinnetin mimmâ ted'ûnâ ileyhi ve fî âzâninâ vakrun ve min beyninâ ve beynike hıcâbun fagmel innenâ âmilûn.)
Diyanet Meali :
(41/5) - Dediler ki:"(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içerisindedir. Kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir perde vardır. O hâl-de sen (istediğini) yap, şüphesiz biz de (istediğimizi)
yapacağız."