İçeriğe atla
Fussilet 50Cüz 25 · Sayfa 482

Fussilet Sûresi 50. Âyet

فصلت

Sohbete sor

Vele-in eżaknâhu rahmeten minnâ min ba'di darrâe messet-hu leyekûlenne hâżâ lî vemâ ezunnu-ssâ'ate kâ-imeten vele-in ruci'tu ilâ rabbî inne lî ‘indehu lelhusnâ(c) felenunebbi-enne-lleżîne keferû bimâ ‘amilû velenużîkannehum min ‘ażâbin ġalîz(in)

Andolsun! Başına gelen bir zarardan sonra kendisine tarafımızdan bir rahmet tattırsak mutlaka "Bu benim hakkımdır, Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Andolsun, Rabbime döndürülürsem, şüphesiz O'nun yanında benim için daha güzel şeyler vardır" der. Andolsun, biz inkar edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve andolsun, onlara mutlaka ağır azaptan tattıracağız.

Fussilet Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Görüldüğü gibi bu âyet-i kerîme de tamamen Zât-î’dir. Yani kendisi tarfından ifade edilmektedir.

Ve lein ezaknâhu rahmeten minnâ. Ve eğer onlara tarafımızdan bir rahmet tattırsak! Bu rahmet iki türlüdür biri rahmeti umumiyye diğeri ise rahmeti rahi-miyyedir. Genelde insanlar bu rahmeti zâhiren madde kaynaklı menfeat üzere nefsin yararına olan rahmet olarak kabul ederler, bu rahmet ehli zâhire, zâhir ismin den gelir, gerçek olan Rahmet ise ehli bâtına bâtın ve rahîm ismi saltanatından gelir ki, rahmeti kemâliyyedir.

Min bağdi darrâe messethu, kendisine bir zarar dokunduktan sonra, leyekûlenne hâzâ lî, kesin olarak bu benim hakkımdı diyerek, gelen rahmeti kendi kazancı imiş gibi, nefsine bağlar. Ve mâ ezunnus sâate kâimeten, kıyametin kâim olacağına yani o saatin geleceğine inanmam, ve lein ruciğtu ilâ rabbî, ve eğer rabb’ime döndürülürsem, inne lî ındehû lel husnâ, muhakkak ki eğer rabb’ıma döndürülürsem, O’nun katında benim için daha güzeli vardır.

Felenunebbiennellezîne keferû bimâ amilû, Fakat o o zaman o inkâr edenlere ne yaptıklarını haber vereceğiz, ve lenuzîkannehum min azâbin ğalîz.

Elbette muhakkak onlara pek kaba bir azaptan tattıracağız.


41.51*************وَاِذَا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِهٖ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ فَذُو دُعَاءٍ عَرٖيضٍ

(41/51) – (Ve izâ en'amnâ alel insâni ağrada ve neâ bicânibihi, ve izâ messehuş şerru fezû duâin arîd.)

(41/51) – “İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan

çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.”

-------------------