İçeriğe atla
Fussilet 49Cüz 25 · Sayfa 482

Fussilet Sûresi 49. Âyet

فصلت

Sohbete sor

Lâ yes-emu-l-insânu min du'â-i-lḣayri ve-in messehu-şşerru feyeûsun kanût(un)

İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, yıkılır.

Fussilet Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Görüldüğü gibi bu âyet-i kerîme de tarif ve haber âyetlerindendir.

-------------------
41.49*************لَا يَسْپَمُ الْاِنْسَانُ مِنْ دُعَاءِ الْخَيْرِ وَاِنْ مَسَّهُ الشَّرُّ فَيَؤُسٌ قَنُوطٌ 96

(41/49) – (Lâ yes'emul insânu min duâil hayr, ve in messehuş şerru feyeûsun kanûtün.)

(41/49) – (İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, yıkılır.)


Görüldüğü gibi bu âyet-i kerîme de tarif ve haber âyetlerindendir.


41.50*************وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ رَحْمَةً مِنَّا مِنْ بَعْدِ ضَرَّاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ هٰذَا لٖى وَمَا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَائِمَةً وَلَئِنْ رُجِعْتُ اِلٰى رَبّٖى اِنَّ لٖى عِنْدَهُ لَلْحُسْنٰى فَلَنُنَبِّئَنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا بِمَا عَمِلُوا وَلَنُذٖيقَنَّهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَلٖيظٍ

(41/50) – (Ve lein ezaknâhu rahmeten minnâ min bağdi darrâe messethu leyekûlenne hâzâ lî ve mâ ezunnus sâate kâimeten ve lein ruciğtu ilâ rabbî inne lî ındehû lel husnâ, felenunebbiennellezîne keferû bimâ amilû ve lenuzîkannehum min azâbin ğalîz.)

(41/50) – “Andolsun! Başına gelen bir zarardan sonra kendisine tarafımızdan bir rahmet tattırsak mutlaka "Bu benim hakkımdır, Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Andolsun, Rabbime döndürülürsem, şüphesiz O'nun yanında benim için daha güzel şeyler vardır" der. Andolsun, biz inkâr edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve andolsun, onlara mutlaka ağır azaptan tattıracağız.”

-------------------