İçeriğe atla
Şûrâ 15Cüz 25 · Sayfa 484

Şûrâ Sûresi 15. Âyet

الشورى

Sohbete sor

Feliżâlike fed'u(s) vestakim kemâ umirt(e)(s) velâ tettebi' ehvâehum(s) ve kul âmentu bimâ enzela(A)llâhu min kitâb(in)(s) ve umirtu li-a'dile beynekum(u)(s) (A)llâhu rabbunâ ve rabbukum(s) lenâ a'mâlunâ velekum a'mâlukum(s) lâhuccete beynenâ vebeynekum(u)(s) (A)llâhu yecme'u beynenâ ve-ileyhi-lmasîr(u)

(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."

Şûrâ Sûresi

(42/15) (Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır.”


Yukarıda bahsedilen Âyeti Kerîme’nin hükmü ile onları hakikatinde olan Hakk’tan aldığın “vahy” hükümler ile davet et ve “emrolunduğun gibi istikamet üzere ol. Yani vahy ile sana bildirdiğim İlâhî hakikatleri beşeriyetine ve gaflete düşerek sendeki ben’i unutma. Onların hevesleri olan nefs-i emmârelerinin hükümlerine tabi olma.[44] “ İz- -T-B- ” Mesnevi-i Şerif şerhinde bu âyet hakkında;

Ey serv-i sehînin hasreti! O müntehâdan bu müntehânın hacetini yukarı getir!

“Serv-i sehî”, doğru ve müstakim olan servi ağacı demektir. Sûre-i Şûrâ’da vâki’ (Şûrâ, 42/15) “Emrolunduğun şey üzere is¬tikamet et!” âyet-i kerîmesi mûcibince insân-ı kâmilin emr-i İlâhîye tebaiy- yette dosdoğru olduğuna işâret buyurulur. Ya’nî, ey istikâmette ve doğrulukta müstakîm olan servi ağacı! Kendisine hasret çekilen ve gıbta edilen insân-ı kâmil! Ben çirkinlikte müntehâyım ve son mertebedeyim; ve sen de fazl ve keremde son mertebede-sin. Binâenaleyh sen son mertebedeki fazlından benim son mertebedeki çirkin-liğimin iyiliğe olan ihtiyâcını yukarı getir![45]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)