İçeriğe atla
Şûrâ 16Cüz 25 · Sayfa 485

Şûrâ Sûresi 16. Âyet

الشورى

Sohbete sor

Velleżîne yuhâccûne fi(A)llâhi min ba'di mâ-stucîbe lehu huccetuhum dâhidatun ‘inde rabbihim ve 'aleyhim ġadabun velehum ‘ażâbun şedîd(un)

Allah'ın çağrısına uyulduktan sonra O'nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır.

Şûrâ Sûresi

Mesnevi-i Şerif ile yolumuza devam edelim;

Onun mücâdelesinde o kimse ki tatlı ve ekşidir, onların hücceti Hakk indinde bâtıldır.

“Mirî”, mücâdele ve inâd; “hulv”, tatlı; “hâmız”, ekşi; “dâhız", bâtıl olan ma’nâlannadır. “Hulv”dan murâd, tatlı dil ile münâzara ve mücâdele edenler ve “hâmız"dan murâd, ekşi yüz ile ve sert lisân ile münâzara ve mücâdele edenlerdir. Ya’nî, berâtına Hak tarafından “satıh” işâreti çekilmiş olan kâmil ve mükemmilin huzûrunda tatlı dil yâhud sert lisân kullanmak sûretiyle ilimde münâzara ve mücâdele edenlerin o kâmili ilzâm için getirdikleri hüccet ve burhân Hak indinde bâtıldır. Zîrâ kâmilin ilmi ilm-i Hak’tır ve ulûm-i zâhiriyye erbâbının getirdikleri hüccetler vehim ile karışık olan aklın îcâd ettiği de-lillerdir.

Der ki: “Biz onu zâtımız ile yükselttik. Özrü ve hücceti ortadan kaldırdık." Ya’nî, Hak Teâlâ o mücâdele edenlere hitâben buyurur ki: “Biz kullan en ziyâde ıslâh edici olan kâmil kulumuzu zâtımız ve vücûd-i Hakkânîmiz ile yükselttik. İkilik perdesini yırttık. Binâenaleyh ikilik ve hicâb âlemine mahsûs olan özrü ve hücceti ve delîli onun nazanndan kaldırdık. Onun ilmi hüccete ve delâi-le müstenid bir ilim değildir ki, bu ilmin ibtâli için hüccet ve delîl ikâme oluna-bilsin. Binâenaleyh ilm-i ledünnîyi ibtâl için ulûm-i akliyye erbâbmın getirdikleri delâil-i akliyye Hak indinde bâtıl olun Bu beyitlerde sûre-i Şûrâ’da (Şûrâ, 42/16) “Kendisine cevâb verildikten sonra Allâh Teâlâ hakkında cidâl eden kimselerin hüccetleri Rablerinin indinde bâtıldır” âyet-i kerîmesine telmîh buyurulur.[46]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)