İn yeşe/ yuskini-rrîha feyazlelne ravâkide ‘alâ zahrih(i)(c) inne fî żâlike leâyâtin likulli sabbârin şekûr(in)
O, dilerse rüzgarı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Şûrâ Sûresi
“Rüzgar” nefesi rahmani rüzgarlarıdır. Bu beden teknesinin hareketi ise “ve nefahtu” olan nefhayı ilahiyye bağlıdır. Zahiri olarak bakıldığında nefes kesildiği andan itibaren bedenin hareketi intikaya uğrar ve ölüm tadılmış olur. Bâtini olarak gönlünde harekete geçmesi için nefesi rahmani rüzgarının tecellisine ve bir irfan ehlinin bu gönle sohbet ile üflemesine bağlıdır. (Murat Derûni)
"Rüzgâr eserken de durgunken de Hakk'ın kudreti tecellî eder. Sabır, celâl denizinde yüzmek; şükür, cemâl bahçesinde gezinmektir. Kâmil, her iki hâlde de vahdeti müşahede eder."[71]