İçeriğe atla
Zuhruf 52Cüz 25 · Sayfa 493

Zuhruf Sûresi 52. Âyet

الزخرف

Sohbete sor

Em enâ ḣayrun min hâżâ-lleżî huve mehînun velâ yekâdu yubîn(u)

"Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?"

Zuhruf Sûresi

Mûsa (a.s.) çocukluk çağında Fir’avunun kucağında otuturken onun sakalını çeker. Buna sinirlenen Fir’avun onu öldürmeye karar vermiş. Ve imtihandan geçirilip diline ateş değdirdiği için dili peltek kalmıştı. Ve konuşmasında bundan dolayı sıkıntı olduğu için Nefsi emmare Fir’avunu buna istinaden bu derdini anlatamayan kimseden benim daha beliğ-anlaşılır diye kıyas yapmaktadır. (Murat Derûni) Bunun içinde Mûsâ a.s. şöyle dua etmiştir.

وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي

(Vahlul ukdeten min lisânî.)

(Tâ-Hâ-20/27) “Ve dilimden düğümü (peltekliği) çöz.”


Sana duâ ederken sıradan ve şartlanmışlıklar içerisinde değilde gerçek şekilde duâ etmemi sağla. Tahkîk ehlinin dediği gibi “duân kendinden olsun, bir kelime olsun ama gönlünden olsun.” Kelâm ehli dua yazılanlarını okumakta ma’zurdur, haklıdır yeri orasıdır ve onu tâbî ki okuyacaktır, fakat Hakk ehli özünden, içinden gelen, gönlünden çıkan kendisine âit duâyı okumalıdır.

Zâhiren bu hâdisenin yâni Hz. Mûsa’nın dilinde meydana gelen ukdenin, bebekken Fir’âvn’a karşı yaptığı hareketin, Fir’âvn tarafından öldürülerek cezalandırılmak istenmesi üzerine, bunu bilinçli bir şekilde yapmadığını ispat için altın veya yakutla, kor ateşten birini seçme imtihanından geçirilmesi olayında onun ateşi seçerek alıp ağzına atması üzerine meydana geldiği nakl olunmaktadır.

Ayrıca beşeri dilinin çözülmesi ve oradan Cenâb-ı Hakk’ın kelâm sıfatı ile konuşmasını istemesidir.

Ancak böyle İlâh-î bir kelâmın Fir’âvn’a tesir edebileceğini düşünmesidir.

Faydalı olur düşüncesi ile Mesnevi-i beyitleri ve şerhi ile yolumuza devam edelim.

Bir Mûsâ askeri ile Firavun’u askerleri ve yanındakiler ile Nil nehrine çekti.

Ya’nî Mûsâ (a.s.) zâhiri kuvveti yok iken, askerleri ve yardımcıları olan koca bir Firavun’u tek başına Hakk'a da’vet etti; ve Firavun’un buna muhalefet etmesi sonucunda onu ordusuyla berâber suya gömdü.

Nitekim Kur’ân-ı Kerîm'de Mûsâ (a.s.)ın zâhiri zayıflığı hakkında Fira-vun'dan naklen Zuhruf sûresinde “Em ene hayrun min hâzellezî huve mehînun ve lâ yekâdu yubîn” (Zuhruf, 43/52) Ya’nî "Bu hakîr ve değersiz ve dili peltek olduğu için lisânı düzgün olmayan kimseden ben hayırlı değil miyim?" buyrulur.

Fakat, zâhiri zayıflığın hiçbir vakitte bâtınî kuvvete engel olmadığı ve bilakis bâtınî kuvvetin zâhiri kuvvete hâkim olduğu daha sonra ortaya çıktı.[64]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)