İçeriğe atla
Zuhruf 68Cüz 25 · Sayfa 494

Zuhruf Sûresi 68. Âyet

الزخرف

Sohbete sor

Yâ ‘ibâdi lâ ḣavfun ‘aleykumu-lyevme velâ entum tahzenûn(e)

(68-69) (Allah, şöyle der:) "Ey ayetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de."

Zuhruf Sûresi

Tasavvufta “Havf reca” “kabz ve bast” “heybet üns” halleri vardır.

Seyrin başında kişi korku ve ümit arasındadır. Daha sonra bir genişleme ve bir daralma oluşur ki manevi doğumlar ile sahası gelişir. Ve daha sonra bu halden dolayı ilahi bir heybet ve yakinlik hali oluşur.

İşte kişinin kıyameti kopmuş ve “abduhu” “hu”nun kulu olmuş abdiyet mertebesine ise Allah (c.c.) hitap etmektedir. Bu kulluğun bir önceki âyette müttaki diyerek olduğu gibi şeriat, tarikat, hakikat ve marifet mertebeleri ile bu kulluk hali farklılık gösterir. Şeriat ve tarikat mertebesinde kul ve rab vardır. İbadet kuldan rabbe doğu yapılır. Hakikat mertebesinde ise kul yoktur kime ibadet edecektir. Orada fili işleyen sureta kuldur. Ama hakikatte, haktır. Bu fiil hakk’ın fiili olan ubudettir. Kul batında, Hakk zuhurdadır. Marifet mertebesinde ise kul, hakkın âletidir. Bura ise Kul zahir, Hakk bâtındadır. (Murat Derûni) Abdin vücûd-i 'abdânîsi bakî olmakla beraber esmâ-i celâliyye-i Hak'tan esmâ-i cemâliyye-i Hakk'a iltica eder. Yani Hakkın celalinden cemaline, abdın vücudu vardır, fakat celalinden cemaline sığınmış olur. Böylece de kendini korumuş olur. Ne zaman ki biz beşeri vücudumuzu Hakkın vücudunda ifna ettik işte bunlar için de korku yoktur.

Binâenaleyh abd kendi nefsini Hakk'a karşı yine Hak'la muhafaza etmiş bulunur. Meselâ "Müntakım" ism-i celâlîsinden, "Rahîm" ism-i cemâlîsine kaçar.[88] “ İz- -T-B- ”