İllâ men rahima(A)llâh(u)(c) innehu huve-l'azîzu-rrahîm(u)
Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.
Duhân Sûresi
Rahmet-i İlahiyye, Fusûsül Hikem Süleyman Fassında 4 bölümde incelenmiştir.
1. Rahmet-i evvel, asl-ı evvel,
2. Asl-ı sânî yani ikinci asıl: Rahmet-i hâssa-i zâtiyyedir, hususen Zat’i Rahmettir.
3. Asl-ı sâlis yani üçüncüsü: Rahmet-i umumi Sıfat tecellisidir.
4. Asl-ı râbi' yani dördüncü asli Rahmet: Sıfati hususi Rahmettir.
Asl-ı sânî yani ikinci asıl: Rahmet-i hâssa-i zâtiyyedir, hususen Zat’i Rahmettir. Bu rahmet, Hakk'ın ba'zı kullarına muhabbet serlerinden olan ezeli lutfudur. Ve bu inayet için hiçbir sebeb ve vesilenin dahl ve te'sîri yoktur. Yani ikinci Rahmet; Rahmet-i Zati hususi Rahmettir ve bunun için hiçbir sebep vesilenin dahi tesiri yoktur, yani şu, şu şekilde oldu da bundan oldu diye hiçbir tesiri yoktur. Meselâ enbiyâ-i zî-şân (aleyhimü's-selâm) haklarında geçiş yapan onlara verilen ezeli inayet ezeli lütuf bu nevidir. Zîrâ onlardan hiçbir amel ve hizmet meydana çıkmadığı halde a'yân-ı sabiteleri ilm-i ilâhîde nübüvvetle sabit olmuştur. Bu Hakk’ın hususi olarak Zat’i itasıdır.
Allah (c.c.) zatından gelen rahim esmâsı ile ita olunmaktadır. (M.D.