Feli(A)llâhi-lhamdu rabbi-ssemâvâti ve rabbi-l-ardi rabbi-l'âlemîn(e)
Hamd, göklerin Rabbi ve yerin Rabbi, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
Hamd, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
Bu ayet, Allah'ın evrensel Rabliğini ve tüm övgülerin O'na ait olduğunu vurgulamaktadır. 'Hamd' kavramı, Allah'ın yüceliğini ve O'na yöneltilen şükranı ifade ederken, 'Rab' kelimesi O'nun yaratıcı, yönetici ve besleyici sıfatlarını, 'Semavat', 'Arz' ve 'Alemin' ise O'nun hükümranlığının kapsamını ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Hamd, bir nimete karşılık veya bir güzelliğe binaen yapılan övgüdür. Ayetteki 'el-Hamd' ifadesi, tüm övgülerin ve şükranların yalnızca Allah'a mahsus olduğunu, O'nun zatında ve sıfatlarında kemal sahibi olmasından dolayı övgüye layık olduğunu gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Hamd, Kur'an'da 'şükür'den daha geniş bir anlam taşır ve sadece bir iyiliğe karşılık değil, Allah'ın mutlak mükemmelliği ve yüceliği nedeniyle yapılan övgüyü ifade eder. Bu ayette, Allah'ın Rab oluşuyla ilişkilendirilerek O'nun yaratıcı ve yönetici sıfatlarına duyulan hayranlığı ve minneti dile getirir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Hamd, Allah'a şükür ve senadır. Ayetteki kullanımı, Allah'ın göklerin, yerin ve alemlerin Rabbi olması hasebiyle, O'na yöneltilen övgünün ve şükranın mecazi olarak tüm varlıklar adına yapıldığını ima eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Rab, aslen terbiye etmek, bir şeyi tedricen kemale erdirmek anlamındadır. Allah için kullanıldığında, O'nun yaratma, rızıklandırma, yönetme ve her şeyi kemale erdirme sıfatlarını kapsar. Ayetteki 'Rabbi' kelimesi, Allah'ın gökler, yer ve alemler üzerindeki mutlak otoritesini ve idaresini vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Rab, malik, seyyid, müdebbir, mürebbi ve muslih anlamlarına gelir. Ayetteki tekrarı, Allah'ın bu sıfatlarının gökler, yer ve tüm alemler üzerindeki kesintisiz ve kapsamlı tecellisini pekiştirir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Rab kavramı, Kur'an'da Allah'ın yaratıcı ve koruyucu gücünü, aynı zamanda insanlığın O'na olan bağımlılığını ifade eder. Bu ayette, 'Rab' kelimesi, Allah'ın evrenin her zerresini yöneten ve besleyen mutlak varlık olduğunu açıkça ortaya koyar.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Semavat, yedi kat gökler demektir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın hükümranlığının sadece yeryüzüyle sınırlı olmadığını, aksine tüm gökleri ve içindekileri kapsadığını gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Semâ, yükselmek ve yücelmek kökünden gelir. Çoğulu olan semavat, Kur'an'da genellikle yedi kat gökler olarak anlaşılır ve Allah'ın kudretinin ve azametinin bir göstergesi olarak zikredilir. Bu ayette, Allah'ın 'Rab' sıfatının gökler üzerindeki mutlak egemenliğini vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Arz, yeryüzü demektir. Ayetteki 'Rabbi'l-Arz' ifadesi, Allah'ın yeryüzünü yaratan, onu yaşanılır kılan ve üzerindeki tüm varlıkları rızıklandıran olduğunu belirtir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Arz, yeryüzü anlamına gelir ve Kur'an'da genellikle göklerle birlikte zikredilerek Allah'ın yaratma ve yönetme kudretinin kapsamını ifade eder. Bu ayette, Allah'ın Rabliğinin sadece gökleri değil, yeryüzünü de kuşattığını vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Âlem, kendisiyle bir şeyin bilindiği şey demektir. Çoğulu olan âlemîn ise, Allah'tan başka her şeyi kapsayan varlık türlerini ifade eder. Ayetteki 'Rabbi'l-Âlemîn' ifadesi, Allah'ın sadece göklerin ve yerin değil, tüm evrenin ve içindeki her türlü varlığın mutlak Rabbi olduğunu, her şeyi kuşatan bir egemenliğe sahip olduğunu gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Âlemîn, akıl sahibi varlıklar için kullanılır. Ancak Kur'an'da bazen akıl sahibi olmayan varlıkları da kapsayacak şekilde geniş bir anlamda kullanılır. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın Rabliğinin insan, cin, melek ve diğer tüm yaratılmışları içine alan evrensel bir nitelik taşıdığını vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Âlemîn kelimesi, Kur'an'da Allah'ın yaratıcılığının ve hükümranlığının sınırsızlığını ifade etmek için kullanılır. Bu ayette, 'Rabbi'l-Âlemîn' terkibi, Allah'ın tüm varlık âlemlerinin yegâne sahibi, yöneticisi ve besleyicisi olduğunu, dolayısıyla tüm övgülerin O'na ait olduğunu pekiştirir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.