İçeriğe atla
Mâide 97Cüz 7 · Sayfa 124

Mâide Sûresi 97. Âyet

المائدة

Sohbete sor

Ce'ala(A)llâhu-lka'bete-lbeyte-lharâme kiyâmen linnâsi ve-şşehra-lharâme velhedye velkalâ-id(e)(c) żâlike lita'lemû enna(A)llâhe ya'lemu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardi veenna(A)llâhe bikulli şey-in ‘alîm(un)

Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah'ın bildiğini ve Allah'ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.

Mâide Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(97) (Cealellahul Kâ'betel Beytel Harame kıyamen lin Nâsi veşŞehrel Harame vel Hedye vel Kalaid* zâlike li ta'lemu ennAllahe ya'lemü ma fîs Semavati ve ma fîl Ardı ve ennAllahe Bi külli şey'in 'alîm;)

“Allah, Kâbe'yi, o Beyt-i haram'ı, haram ayı, kurbanı ve (kurbanlardaki) gerdanlıkları insânlar için bir nizam kıldı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan herşeyi bildiğini ve Allah'ın herşeyi hakkıyla bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir.” Bâtın olarak düşünürsek, hiçbir varlıkta ortaya getirmediği Kâbe oluşumunu insânda ortaya getirdi ve gönül Kâbe’sini kıldı. Kılmak ise bir şeyi murât etmektir. Bizler istesekte istemesekte Cenâb-ı Hakk’ın herbirerlerimizde kendisine ait bir beyti vardır. Kim ki bu beyti tamamladı, düzenledi ve tavâf etti ise o Hakk’ın hakîkatinin idrâk edip kendisinde misâfir etmiştir. Ve bu oluşum bu hakîkati idrâk etmeyenlere Haram oldu, yâni mahrem oldu, idrâk edenlere ise harem oldu. Herbirerlerimizin gönüllerini kendisine harem başkalarına haram, ta ki bir başka kişiyi kendisine harem edininceye kadar. İşte Hakk ehliyle çok hassas muhabbette bulunmak lâzımdır ki sana gönül kapısını kapatmasın çünkü oraya herkesi almazlar.

Beşerin değil, gerçek anlamda insânların orada kıyâm etmesi için. Dünya üzerindeki insânların kaçı gerçek anlamda insândır acaba?

Hac ayında diğer bütün ayların üzerinde bir feyzi ilâhî vardır ve onun dışında hac edilemiyor. İşte bir insânda ne zaman hakîkatini idrâk etti ise o zaman onun Şehrel Haramı yâni hürmetli ayıdır.

En değerli kûrb’ân insânın kendi nefsini Hakk’a kûrb’ân etmesidir. Böylece Hakk’ı kazanmış olur. Para karşılığı kesilen kûrb’ân da giden hayvânın canıdır. Sevap kazanılır.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)