İçeriğe atla
Kâf 25Cüz 26 · Sayfa 519

Kâf Sûresi 25. Âyet

ق

Sohbete sor

Mennâ'in lilḣayri mu'tedin murîb(in)

(24-25) (Allah, şöyle der:) "Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, hayrı hep engelleyen, haddi aşan şüpheci her kafiri!"

Kâf Sûresi

Kalem sûresinde hayra engel olan;


~~68.12~
مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَثٖيمٍ
~ ~ ~

Kuranı Kerim Türkçe okunuş:
68.12 - Mennâıl lilhayri muğtedin esîm.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
68.12 - Hayır engeli, mütecâviz, vebâl yüklü


Hayır engeli, hiç hayra yaramaz. Son derece cimri olduğu gibi başkalarının yapacağı hayra da engel olur. Hayır düşmanı.
مُعْتَدٍ

Sınır tanımaz, haddini aşkın, hakkına razı olmaz, hak yiyen,
اَثِيمٍ

Günahtan vebalden çekinmez, günah yüklü,
عُتُلّ

zobu kaba, saygısız, zorba, obur, bulduğunu çarpar yer, ölçüsüz ve yakışıksız sözler söyler, acımasız, des-pot.
بَعْدَ ذٰلِكَ

Ondan sonra da yani bütün bu fena huyların arkasından da, onlarla beraber
زَن۪يمٍ

bir delme takma, soyu takma, uydurma, yahut fenalıkla tanınan, edepsiz damgalı, yahut dalkavuk.
Zenim, “zeneme” den türetilmiştir. Zeneme, keçinin, koyunun boynunda, kulağı dibinde derisinden küpeye benzer yumrucuklara yahut kulağı delinip de ucundan asılı bırakılan sarkıntıya denir ki, her tarafa sallanır durur. Dilimizde o koyun veya keçiye küpeli denildiği gibi Arapça'da da zenim denilir. Burada bundan istiare edilmiştir ki, bu Türkçe'de en çok dalkavuk veya kulağı yirik yahut kulağı kesik yahut kulağı küpeli sözlerindeki mecaz manayı andırır. İbn Cerir'in tefsirinde açıklandığı gibi tefsirciler İbn Abbas ve diğerlerinden bu kelimenin tanıtımı hususunda şunları nakletmişlerdir: “Nesebi şüpheli, nesebi başkasının nesebine katılmış, piç, kötülükle tanınmış, kötü damgalı, damgalı kafir, çok zalim, aşağılık, fena huylu....” (et-Taberi, a.g.e., XXIX, 17.)


الَّذِي جَعَلَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ فَأَلْقِيَاهُ فِي الْعَذَابِ الشَّدِيدِ {ق/26}

“Ellezî ce’ale me’a(A)llâhi ilâhen âhara feelkiyâhu fî-l’azâbi-şşedîd(i)”