Kad ‘alimnâ mâ tenkusu-l-ardu minhum(s) ve 'indenâ kitâbun hafîz(un)
Şüphesiz biz, toprağın; onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.
Kâf Sûresi
Âyet zât mertebesi âyetlerindendir.
“Alimnâ ve indenâ” Biz bilmekteyiz ve bizim yanımızda “Na” bizler ile zâti âyetlerdendir. Ve anlatan bizatihi uluhiyet mertebesi kendi ilmi ve kendi yanında bu kitabın koruduğunu bildiririyor.
Neye Alim? Yerzyüzü veya toprağın onların haialerinden neyi ekiltiğine “Alim” olduğunu bildiriyor.
En güzel kıvam da halk edilen insan bu toprağa veya beden toprağı olan “esfeli safin”e irfan ehline göre hazret-i şehadete gönderilmiştir. İşte bu aşşağıların aşağısı olan kesif beden toprağına inerken geçtiği mertebelerin ahlakının özellileri ile bu aşağı mertebeye çöken nefsi emmare bu hayali olan dünya hayatına yönelmele hakikatinden tırtıklayarak onun ma’nâ özelliklerini eksiltmetedir. Ne zaman bu toprağın ilm-i ledün ve hazreti şahadet olduğunu fak edilirse bu merteden urüc etmeye-mirac etmeye yani ilâhi özelliklere yükselmeye başlar (Murat Derûni)