Em te/muruhum ahlâmuhum bihâżâ(c) em hum kavmun tâġûn(e)
Bunu kendilerine akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
Onların akılları mı bunu emreder yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
Tûr Suresi 32. ayet, müşriklerin inatçı tutumlarını sorgulayarak, bu tutumun akıllarından mı kaynaklandığını yoksa onların azgın bir topluluk olmalarından mı ileri geldiğini dilbilimsel bir sorgulama ile ortaya koymaktadır. Ayet, 'akıl' ve 'azgınlık' kavramları üzerinden insan davranışlarının temel motivasyonlarını irdelemektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'emr' kelimesinin temel anlamının 'bir şeyi talep etmek, istemek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'تَأْمُرُهُمْ' ifadesi, akılların (أَحْلَامُهُمْ) onları bu inkâra ve inada sevk edip etmediği, yani akıllarının onlara bu tutumu emredip emretmediği şeklinde bir sorgulama içermektedir. (el-Müfredât, s. 86)
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'emr'in hem fiilî hem de kavlî olabileceğini ifade eder. Buradaki kullanım, akılların bir nevi 'kavlî' bir yönlendirme, bir hüküm verme işlevi görüp görmediğini sorgular. Yani akılları onlara bu yanlış yolu mu dikte ediyor? (el-Külliyyât, s. 165)
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'hilm' kelimesinin 'akıl' ve 'sabır' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'أَحْلَامُهُمْ' ifadesi, onların akıllarının, yani idrak ve muhakeme yeteneklerinin bu yanlış tutumu mu emrettiği şeklinde bir istifham içermektedir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 427)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hilm'i 'nefsin öfke anında sükûnetini koruması' olarak tanımlasa da, 'akıl' anlamının da yaygın olduğunu belirtir. Ayetteki kullanım, onların akıllarının, yani düşünme ve anlama yeteneklerinin bu inkârı ve azgınlığı mı telkin ettiğini sorgulamaktadır. (el-Müfredât, s. 257)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'akıl' kavramının sadece entelektüel bir yetenekten ziyade, aynı zamanda ahlaki bir idrak ve doğruyu yanlıştan ayırma gücü olarak da kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki 'ahlam' da, onların ahlaki ve entelektüel muhakemelerinin bu sapkınlığı mı onayladığı sorusunu gündeme getirir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 145)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kavm' kelimesinin 'bir araya gelmiş insanlar topluluğu' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'قَوْمٌ طَاغُونَ' ifadesi, onların belirli bir topluluk olarak, azgınlık vasfını taşıyan bir grup olup olmadıklarını sorgulamaktadır. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 248)
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'kavm'in genellikle erkekler topluluğu için kullanıldığını, ancak Kur'an'da genel olarak 'insan topluluğu' anlamında da geldiğini ifade eder. Burada, azgınlık vasfıyla nitelenen bir insan grubuna işaret edilmektedir. (Umdetü'l-Huffâz, c. 3, s. 176)
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'tuğyan' kelimesinin 'haddi aşmak, sınırı geçmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'طَاغُونَ' ifadesi, onların Allah'ın emirlerine karşı gelerek, hak ve adaletin sınırlarını aşan, isyankar bir topluluk olup olmadıklarını sorgulamaktadır. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 317)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'tuğyan'ın 'aşırıya gitmek, haddi aşmak' olduğunu ve bu durumun hem maddi hem de manevi anlamda olabileceğini açıklar. Ayetteki 'طَاغُونَ', onların inkâr ve inatlarında aşırıya giden, Allah'ın ayetlerine karşı gelmekte haddi aşan bir topluluk olduklarını ifade eder. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 3, s. 471)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'tuğyan' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'a karşı gelme, O'nun koyduğu sınırları çiğneme ve kibirle isyan etme anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'tağûn' da, müşriklerin Allah'ın mesajına karşı gösterdikleri direniş ve inkârın, bir azgınlık ve haddi aşma hali olduğunu vurgular. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 325)
Tûr Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
اَمْ تَاْمُرُهُمْ اَحْلَامُهُمْ بِهٰذَا اَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ
~ ~ ~
52.32 - Em teé'muruhum ahlâmuhum bihâzâ em hum gavmun tâğûn.
52.32 – “Bunu kendilerine akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?”