İçeriğe atla
Tûr 34Cüz 27 · Sayfa 525

Tûr Sûresi 34. Âyet

الطور

Sohbete sor

Felye/tû bihadîśin miślihi in kânû sâdikîn(e)

Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!

Tûr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

فَلْيَاْتُوا بِحَدٖيثٍ مِثْلِهٖ اِنْ كَانُوا صَادِقٖينَ
~ ~ ~
52.34 - Felye'tû bihadîsin mislihî in kânû sâdikîn.
52.34 – “Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler”!


Halikın yaptığını, onun meydana getirdiği mahlûku yapabilirmi! Eğer kendilerinde İlâh-i kelâm yapabilecek bir güç varsa, ortaya çıkarsınlar. İlâh-i kelâm bütün âlemleri kapsayıcı olur, beşeri kelâm ise çok dar bir sahada dolaşıp durur. Çünkü ne nüzülü, ne urucu, ne zâhiri, ve ne bâtını, bilmez ki, sözü bütün bu mertebeleri kapsamına alsın.

İlâhi kelâm ile beşeri kelâm arasında çok büyük fark

vardır, bunu anlamak çok zor bir şey değildir. Bu sahada biraz tecrübesi olan, elindeki yazı veya metnin ilâh-i bir metin, veya yazımı olduğunu fazla sıkıntı çekmeden bunu anlayabilir.

Beşeri yazı insana kabz-sıkıntı verir, çünkü kendi darlığı içinde dir, ve oradan çıkamaz. Otür yazılardan nefis kokusu gelir, burnu bu kokulara alışmış kimseler onlardan haz duyarlar ve takib ederler.

İlâh-i yazının kapsamında ise, bast-genişlik, muhabbet ve gerçek ilim vardır. Bunlar ise insanı sıkmaz daha çok bilgi verir ve ufuk açar. Ve bunlardan Rahmanın kokusu gelir, burnu ve gönlü bu kokulara alışmış kimseler de onlardan haz duyarlar ve takib ederler.

İrfan ehli bunları kokularından kolayca ayırt eder.

Nusret Babamında sözleri hep bast-açıcı ufuk genişle-tici, muhabbet dolu ve İrfaniyyet rahmeti idi.