İçeriğe atla
Tûr 36Cüz 27 · Sayfa 525

Tûr Sûresi 36. Âyet

الطور

Sohbete sor

Em ḣalekû-ssemâvâti vel-ard(a)(c) bel lâ yûkinûn(e)

Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar kesin olarak inanmıyorlar.

Tûr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

اَمْ خَلَقُوا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بَلْ لَا يُوقِنُونَ
~ ~ ~
52.36 - Em halekus semâvâti vel ard, bel lâ yûkınûn.

52.36 - Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar kesin olarak inanmıyorlar.


Kendilerine ne tür delil getirilirse getirilsin, gene inan-mazlar çünkü asılları Mudil isminin inkârcılığına dayan-maktadır.

Bilindiği gibi Bu âlemde Allah’ın zıt isimleri faaliyettedir. Bunların mühim rol oynayanlardan ikisi Hadi ve Mudil dir. Her bir insanda da bunlar belli oranda mevcuttur. Ve İlâh-i ihbar-haberler bu isimlerin nasıl kullanılması gerektiğini peygamberlerinin lisanı ile gönderdiği kitaplarında bildirmiştir.

Mudile itibar etmemelerini kendilerin sonsuz menfe-atleri istikametinde “Hâdi” ye yönelmelerinin kendileri hakkın da ebedi saadete vesile olacağını açık olarak bildirmiştir.

Bu hususta geriye kulun seçme iradesi kalmaktadır, Dünya hayatında mudil ve nefs-i emmare ortaklığını tercih ederse, neticesi cehennem evine gidiş. Eğer Hâdi ve gönül

ortaklığını tercih ederse, cennet evine gidişin yollarını kendine açmış olacaktır.

Bu hallerden ne mudil ismi sorumludur, ne de hâdi ismi, onlar sadece uygulayıcıdır, tercih ise kişiye aittir. Böylece mükâfat ve mücazatta kişinin kendinden kendine dir. “Allah kimseye zulm etmez, ancak onlar kendi nefislerine zulm ederler.” (11-101)