Feġaşşâhâ mâ ġaşşâ
(53-54) O, "Mu'tefike"yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.
Necm (Yıldız) Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Onları öyle kapladı ki onlardan bir iz kalmadı Baş taraflarda, (Necm Sûresi 53/16 âyetinde)
إِذْ يَغْشَى السَّدْرَةَ مَا يَغْشَى
“iz yağşessidrete ma yağşa”
“Sidreyi kaplayan kaplıyordu”
(o sidreyi nasıl gaşyetmek (kaplamak) lâzımsa öyle gaşy ediyordu) Yani “hakikat-i ilâhiyye” beşeri insâniyeyi gaşyettiğinde (kapladığında) öyle bir kaplama ile kaplıyor ki, beşeriyetten hiç bir iz kalmaz.
Gaşyettiğinde kişinin, kişiliğini kaldırır. Toprak içine sokmak sûretiyle fiziki olarak da hiçbir şey ortada bırakamaz. Ama yaşadığı sürece rahmâniyet ile gaşyettiği zaman yine kişinin kişiliğinden hiçbirşey kalmaz. Ancak burada hâlâ görünen biri vardır, o ne oluyor dendiğinde?... O artık ubudiyyet sahibi olmuş olur; yani abdiyeti değil, ubudiyeti kalır, ki hakkın fiili kendi fiili olur.
(Necm Sûresi 53/55)
فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكَ تَتَمَارَى