Fede'â rabbehu ennî maġlûbun fentasir
O da Rabbine, "Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et" diye dua etti.
Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, bana yardım et!" diyerek yalvardı.
Kamer Suresi'nin 10. ayeti, Nuh (a.s.)'ın kavminin inkârı karşısında Allah'a yönelişini ve O'ndan yardım talebini ifade eder. Ayet, 'yenilgi' ve 'yardım dileme' kavramları üzerinden ilahi kudrete sığınmanın ve acziyetin itirafının önemini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'دعاء' kelimesini, bir şeyi kendine doğru çekmek veya çağırmak olarak açıklar. Ayetteki 'فَدَعَا رَبَّهُۥٓ' ifadesi, Nuh (a.s.)'ın Rabbine yönelerek O'ndan yardım ve medet umduğunu, O'nu çağırdığını gösterir. Bu, acziyetini itiraf ederek ilahi kudrete sığınma halidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'دعاء' kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, 'istiane' (yardım dileme) ve 'iltimas' (talep etme) anlamındadır. Nuh (a.s.), kavminin zulmüne karşı Allah'tan yardım istemiştir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'dua' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker. Bu ayetteki 'دعا', insanın mutlak acziyetini idrak ederek, her şeye gücü yeten Allah'a yönelmesini ve O'ndan medet ummasını ifade eder. Nuh (a.s.)'ın duası, bir teslimiyet ve tevekkül eylemidir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'رب' kelimesinin asıl anlamının 'terbiye etmek, bir şeyi kemale erdirmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'رَبَّهُۥٓ' ifadesi, Nuh (a.s.)'ın kendisini yaratan, besleyen, koruyan ve işlerini düzenleyen Allah'a seslendiğini, O'nun rububiyetine sığındığını gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'رب' kelimesinin 'malik, seyyid, müdebbir, mürebbi' gibi anlamlara geldiğini ifade eder. Nuh (a.s.)'ın 'Rabbine' seslenmesi, O'nun mutlak otoritesini, sahipliğini ve her şeye hükmeden gücünü kabul ederek O'ndan yardım istemesidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'da Allah'ın yaratıcı, besleyici, koruyucu ve yönetici sıfatlarını kapsadığını vurgular. Nuh (a.s.)'ın bu kelimeyle Allah'a yönelmesi, O'nun ilahi himayesine ve kudretine olan tam güvenini yansıtır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'غلب' fiilinin 'üstün gelmek, yenmek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'مَغْلُوبٌ' ise 'yenilmiş, mağlup edilmiş' demektir. Nuh (a.s.)'ın bu ifadeyi kullanması, kavminin inkâr ve zulmü karşısında beşerî gücünün yetersiz kaldığını, artık onlara karşı koyamayacak durumda olduğunu itiraf etmesidir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'غلب' kelimesinin 'bir şeye galip gelmek, onu yenmek' anlamında kullanıldığını açıklar. Nuh (a.s.)'ın 'مَغْلُوبٌ' demesi, kavminin kendisine karşı üstün geldiğini, artık onların şerrinden kurtulmak için ilahi bir müdahaleye ihtiyaç duyduğunu belirtmesidir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'mağlup' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, sadece fiziksel bir yenilgiyi değil, aynı zamanda manevi ve psikolojik bir çaresizliği de ifade ettiğini belirtir. Nuh (a.s.)'ın bu ifadesi, kavminin inatçı inkârı karşısında hissettiği derin acziyeti ve ümitsizliği dile getirir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'نصر' kelimesinin 'yardım etmek, desteklemek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'فَٱنتَصِرْ' emri, Nuh (a.s.)'ın Allah'tan kendisine yardım etmesini, onu kavminin zulmünden kurtarmasını ve ona zafer vermesini istediğini gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'نصر' kelimesinin 'birine karşı yardım etmek' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'فَٱنتَصِرْ' ifadesi, Nuh (a.s.)'ın Allah'tan, kendisini mağlup eden kavmine karşı galip gelmesi için ilahi bir yardım ve destek talep ettiğini açıkça ortaya koyar.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'nasr'ın, birine düşmanına karşı yardım etmek olduğunu belirtir. Nuh (a.s.)'ın 'fentasır' demesi, kendisinin aciz kaldığını itiraf ettikten sonra, Allah'ın mutlak kudretine sığınarak O'ndan düşmanlarına karşı zafer ve kurtuluş dilemesidir.
Kamer Sûresi
Âyet-i kerime rububiyet mertebesi âyetlerindendir.
Nûh da Rabbından, Rububiyyet mertebesinden yardım istedi bundan sonra iş artık olacağına varacak idi. “ İz- -T-B- ”