Em yekûlûne nahnu cemî'un muntasir(un)
Yoksa onlar, "Biz yardımlaşan (güçlü) bir topluluğuz" mu diyorlar?
Kamer Sûresi
Hakikat-i Muhammedi programının Âdem a.s. dan Muhammed (s.a.v.) kadar olan tüm resülleri – risalet mertebesi inkarcılar tarafından yalanlanmıştı. Tüm resüller kendilerindeki hakikate eziyet karşısında “Nasru-na” zâti yardım ile desteklenmiştir.
Onlara Allah’tan başka “ensâr” yardımcılar yoktur. Yâni “mudil” isminin mutlak taşıyıcıları olan bu kimselere başka bir isim ve onun taşıyıcıları yardımcı olamaz.
(انصار - نصر) “yardım – yardımcılar” kime yardım, gönüldeki Hakikat-i Muhammedi Mescidine hicret edenlere yardım, yardımcılardır… “Na-sır” okunuşta gizli “Elif” ile “Na” “Biz” olmakta Nasr sûresindeki ifadesiyle “Allah'ın yardımı ve fethi geldiği zaman.[133]” Diye, Ahadiyet mertebesi haber vermektedir. “Na” da “Zât” mertebesi ve Zât-i “sırr”ı ifade etmektedir. (Nûn) İlahiyat Necmi-Nûru İlâhidir. Nasr sayısal değeri, Nun:50, Sad:90, Re: 200 (50+90+200= 340) tır. Bu sayı karşımızda Kamer (Hakikat-ı Muhammedi- Nuru Muhammed-i) de karşımıza çıkmaktadır.
Burada görüldüğü gibi “Nasır” topluluğu Hakk’ın varlığının cem’ini kendi varlığında ve gönlünde bulandır. Nefsi emmarenin hayal ve vehim kuvvetlerinin kimseye faydası ve yardımı yoktur. (M.D.)