İçeriğe atla
Rahmân 54Cüz 27 · Sayfa 533

Rahmân Sûresi 54. Âyet

الرحمن

Sohbete sor

Mutteki-îne ‘alâ furuşin betâ-inuhâ min istebrak(in)(c) ve cenâ-lcenneteyni dân(in)

Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.

Er-Rahmân

Terzibaba - Necdet Ardıç

كثِينَ عَلَى فُرُشٍ بَطَائِنُهَا مِنْ اسْتَبْرَقَعمُتَ ﴿٥٤﴾

تِينٍ دَانٍعوَجَنَا الْجَنَّ

müttekiiyne ala füruşin be­tainüha min istebrakın ve cenæ’l cenneteyni danin be­tainüha/onun/kendisinin betain/astarı (ları) istebrak/kalın ipek kumaştan, atlastan füruş/fereş/yaygılar üzerine/karşı mütteki/ yaslanıp oturanlar ve iki cennet cena/mahsul devşirilmesi, meyva toplanması dena/yakındır, vakti gelmiştir Astarları atlastan yataklaru yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır.”

“Betainüha” yani batınları (astarları, iç yüzleri) “atlastan, ipekten”:

Bilindiği gibi ipek, dünya kumaşları içinde gerek üretilişi, gerek dokunuşu, gerek kendine has özellikleri itibariyle en değerli ve latif olanıdır.

“Yataklara yaslanmak”, “tecelli-i ilahi”de kemalat ve huzurdur.

Onlara yaslananların “abdiyyet”leri yani astarları itibariyle ipek gibi latif tecellilere;

yatağın aslı itibariyle “Rububiyyet” tecellilerine nail olmalarıdır.

“İki cennette de” “meyveler onlara yakındır”.

Her iki cennette her iki tecellinin meyveleri kendilerine çok yakındır; istedikleri zaman ihtiyaç duydukları tecelliyi kullanırlar, fakat hemen yerini yenileri gelir, hiçbir şeyleri eksilmez.

Elmalı’lı Hamdi Yazır bu ayet hakkında özetle şöyle diyor:

[Dayanmış oldukları halde “mefruşat” yaygı, döşeme takımları ki. kumaşları kalın ipek kumaştandır, artık yüzlerinin güzelliğini Allah bilir. Hem iki cennetin meyvelerinin toplanışı da yakındır. Her iki konumda zahmetsizce alınıverecek derecede yakındır.]

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)