İçeriğe atla
Rahmân 74Cüz 27 · Sayfa 534

Rahmân Sûresi 74. Âyet

الرحمن

Sohbete sor

Lem yatmiśhunne insun kablehum velâ cân(nun)

Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.

Er-Rahmân

Terzibaba - Necdet Ardıç

lem yæt­mishünne insün kablehüm ve la can­nün yæt­mishünne/onlara/kendilerine tamess/hayız görmemiş, cima etmemiş, el sürülmemiş ins/insanlar kablehüm/onların kabl/önceleri ve ne de cann/cin “bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.

(55/56). ayette de belirtilen benzeri ifadede; orada söz konuşu olan diğer iki cennetteki “dilberlere” daha evvelce ne insan ne de cinin dokunmadığı bildirilmişti.

Burada ise sıfat ve zat cennetinde olan “hayratün” ve “hûrin” ifadesiyle belirtilen güzellere de daha önce başka ne bir insan ne de cinin dokunmadığı ifade edilmektedir.

Belirtildiği gibi “hayratün hisan” daha evvelce dünyada yaşayarak bu cennetlere girme hakkını kazanmış olan dünya kadınlarıdır.

Dünyada evli olduğu eşi gafletinden cennete gireme­miş ise, o cennet hakkını kazanmış hanıma dünyadaki eşi dokunmuş demektir. O halde ayette belirtilen “dokunmamıştır” ifadesin! nasıl inlamamız lazım gelecektir ?

Bu yaşadığımız dünyada her şeyin bir sonu olduğu gibi bu beden elbiselerimiz de ölümle son bulmaktadır. Mahşerde toplandığımızda her insana o günün gerekleri içerisinde yeni birer eden verilecektir.

Mizan, terazi, hesap, kitap bittikten sonra cehennem ehli, cehenneme; cennet ehli, cennete girecekleri zaman, ehillerine oralarda hayatlarını sürdürebilmeleri için yeni birer beden elbisesi verilecektir.

Böylece dünyada kullandığı beden elbisesi değiştiğinden, bahsedilen “hayratün hisan” yeni bedenleriyle hak ettikleri cennetlerine girdiklerinden, onlara daha evvelce ne insan ne de cin dokunmamış olmaktadır.

“Hûrün maksuratün” ise, zaten cennet tecellisi ve ehli olduklarından, ne dünya insanlarının ne de cinlerin onlara dokunmaları mümkün olmamıştır.

Elmalı’lı Hamdi Yazır bu ayet hakkında epey uzun yorum yapmış, oldukça teferruatlı da olduğundan onun yerine Konyalı Mehmed Vehbi Efendinin “Hülasatül Beyan” isimli tefsirinin ilgili ayetini aktaracağız.

[Şu halde cennette olan huriler bakir kız olarak zevçlerine teslim olunurlar. Yoksa evvelden bir koca görmüş dul olmazlar.

Bu ayetin lafzı aynen geçmişse de evvelki ayet, o ayetten evvel zikrolunan iki cennette olan “nisvana” hanımlara;

bu ayette ikinci defa da zikrolunan iki cennette olan “nisvana” hanımlara mahsus olduğundan, lafızda tekrar olsa da manada tekrar yoktur Yahut evvelki ayet, dünyadan varan hatunlar hakkında, ikinci ayette ise, huriler hakkında olduğundan, tekrar yoktur.]

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)