Li-ashâbi-lyemîn(i)
(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
Sağın adamları içindir.
Vâkıa Suresi'nin 38. ayeti, cennet ehlinin özelliklerini ve onlara sunulan nimetleri tasvir etmektedir. Ayet, 'ashâbü'l-yemîn' (sağ taraf ehli) için yaratılan 'hur' (iri gözlü eşler) ve onların nitelikleri üzerinden cennet hayatının güzelliklerini vurgular. Dilbilimsel olarak, bu kavramlar cennetin vaatlerini ve müminlere yönelik ilahi lütfu ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'sahib' kelimesini 'bir şeye sahip olan, bir şeyle birlikte bulunan' olarak tanımlar. Ayetteki 'ashâb' ise, 'yemîn' (sağ) ile birlikte kullanılarak, cennet ehlinin bir zümresini, yani amel defterleri sağdan verilenleri ifade eder. Bu, onların özel bir statüye ve nimete sahip olduklarını gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'sahib' kelimesinin 'mülkiyet, arkadaşlık ve beraberlik' anlamlarını içerdiğini belirtir. Ayetteki 'ashâbü'l-yemîn' ifadesi, cennetteki bu zümrenin, sağ tarafın bereketine ve hayrına sahip olanlar, yani cennetlikler olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki 'ashâb' kavramının genellikle belirli bir gruba veya zümreye aidiyeti ifade ettiğini belirtir. 'Ashâbü'l-yemîn' ise, 'ashâbü'ş-şimâl' (sol taraf ehli) ile tezat oluşturarak, ilahi lütfa mazhar olan, kurtuluşa eren grubu temsil eder. Bu, onların cennetteki özel konumlarını pekiştirir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'yemîn' kelimesinin hem 'sağ el' hem de 'bereket, uğur' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ashâbü'l-yemîn' ifadesi, amel defterleri sağdan verilenler olarak, cennetliklerin mübarek ve uğurlu olanlar olduğunu ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'yemîn' kelimesinin mecazi olarak 'kuvvet, bereket ve hayır' anlamlarına geldiğini açıklar. 'Ashâbü'l-yemîn' ifadesi, bu bağlamda, cennetin nimetlerine ve ilahi lütfa nail olan, güçlü ve hayırlı kimseleri simgeler.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'yemîn'in 'sağ taraf' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle hayır, bereket ve kurtuluşla ilişkilendirildiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, cennet ehlinin bu olumlu niteliklerle anıldığını ve ilahi rızaya ulaştıklarını gösterir.
Vâkı'a Sûresi
ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ ﴿٣٩﴾