‘Uruben etrâbâ(n)
(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
Hep yaşıt sevgililer,
Vâkıa Suresi'nin 37. ayeti, cennet ehlinin eşlerinin niteliklerini 'uruben' ve 'etraben' kelimeleriyle tasvir etmektedir. Bu kelimeler, cennet kadınlarının eşlerine olan düşkünlüklerini, sevgilerini ve yaşça denk olmalarını vurgulayarak, cennetin mükemmel uyumunu ve nimetlerini dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'urub' kelimesini 'arûb'un çoğulu olarak açıklar ve 'arûb'un, kocasına karşı sevgi ve düşkünlük gösteren, cilveli kadın anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, cennet kadınlarının eşlerine karşı bu tür bir sevgi ve uyum içinde olacaklarını ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'uruben' kelimesini 'kocalarına âşık, onları seven' olarak tefsir eder. Bu, ayetteki bağlamda cennet kadınlarının eşlerine karşı derin bir muhabbet ve bağlılık içinde olacaklarını vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki kadın tasvirlerinde 'eşlerine düşkünlük' ve 'sevgi' gibi niteliklerin cennetin huzur ve mutluluk ortamını pekiştiren unsurlar olduğunu belirtir. 'Uruben' kelimesi de bu bağlamda, cennet hayatının eşler arasındaki uyum ve sevgi üzerine kurulu olduğunu gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'etrâb' kelimesini 'aynı yaşta olanlar' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, cennet kadınlarının hem kendi aralarında hem de eşleriyle yaşça uyumlu ve denk olacaklarını, böylece cennetin mükemmel uyumunu tamamlayacaklarını ifade eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'etrâb' kelimesinin 'aynı yaşta, akran' anlamına geldiğini belirtir. Bu, cennet ehlinin eşleriyle birlikte genç ve dinamik bir halde bulunacaklarını, yaş farkından kaynaklanan herhangi bir uyumsuzluğun olmayacağını vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'etrâb' kelimesinin 'terîb' kökünden geldiğini ve 'aynı yaşta olanlar' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, cennet kadınlarının eşleriyle birlikte ebedi gençlik ve uyum içinde olacaklarını, bu durumun cennetin nimetlerinden biri olduğunu belirtir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.