Lâ bâridin velâ kerîm(in)
(42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.
Ki ne serindir, ne de faydalı.
Bu ayet, cehennem ehlinin içinde bulunduğu azabın niteliğini tasvir ederken, 'serinlik' ve 'hoşluk' gibi kavramların olumsuzlanmasıyla, bu azabın dayanılmaz ve her türlü rahatlıktan yoksun olduğunu vurgulamaktadır. Dilbilimsel olarak, bu kelimelerin seçimi, azabın şiddetini ve sürekliliğini pekiştirmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'برد' (berd) kelimesini 'soğukluk' veya 'serinlik' olarak tanımlar. Ayetteki 'لَّا بَارِدٍ' ifadesi, cehennem ehlinin maruz kaldığı azabın, harareti giderici veya rahatlatıcı hiçbir serinliğe sahip olmadığını, aksine sürekli bir sıcaklık ve yanma hali içinde olduklarını belirtir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, bu tür olumsuzlamaların Kur'an'daki kullanımına dikkat çekerek, 'لَّا بَارِدٍ' ifadesinin, cehennemdeki azabın niteliğini vurgulamak için geldiğini, yani orada hiçbir şekilde serinletici bir unsurun bulunmadığını, aksine her şeyin yakıcı ve sıcak olduğunu mecazi bir anlatımla ifade ettiğini belirtir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'soğukluk' (برد) kavramının Kur'an'da genellikle 'rahatlık' ve 'huzur' ile ilişkilendirildiğini belirtir. Bu ayetteki olumsuzlama, cehennemdeki durumun tam tersi olduğunu, yani hiçbir rahatlık ve huzur barındırmadığını, aksine sürekli bir sıkıntı ve azap içinde olunduğunu gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'كرم' (kerem) kelimesinin 'cömertlik', 'değerlilik', 'güzellik' ve 'hoşluk' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki 'وَلَا كَرِيمٍ' ifadesi, cehennemdeki dumanın veya gölgenin, insanların arzu edeceği, hoşlanacağı veya değerli bulacağı hiçbir özelliğe sahip olmadığını, aksine iğrenç ve azap verici olduğunu vurgular.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'كريم' kelimesinin 'hoş' ve 'güzel' anlamlarına da geldiğini ifade eder. Bu bağlamda, cehennemdeki dumanın 'kerim' olmaması, onun çirkin, rahatsız edici ve hiçbir hoşnutluk vermeyen bir nitelikte olduğunu gösterir. Bu, azabın sadece fiziksel değil, aynı zamanda estetik ve psikolojik olarak da rahatsız edici olduğunu belirtir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'كرم' kökünün 'şerefli', 'üstün' ve 'güzel' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'لَا كَرِيمٍ' ifadesi, cehennemdeki gölgenin veya dumanın, bu olumlu niteliklerden tamamen yoksun olduğunu, yani hiçbir şerefi, üstünlüğü veya güzelliği olmadığını, aksine aşağılık ve kötü bir nitelikte olduğunu ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'kerim' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda 'değerli', 'şerefli' ve 'cömert' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki olumsuzlama, cehennemdeki azabın veya dumanın, bu olumlu değerlerden tamamen arındırılmış olduğunu, yani hiçbir değeri, şerefi veya hoşnutluk verici özelliği olmadığını, aksine tam bir değersizlik ve iğrençlik içinde olduğunu vurgular.
Vâkı'a Sûresi
اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَف۪ينَۚ ﴿٤٥﴾