E-entum enzeltumûhu mine-lmuzni em nahnu-lmunzilûn(e)
Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?
Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?
Vâkıa Suresi'nin 69. ayeti, suyun kaynağına dikkat çekerek Allah'ın kudretini ve yaratıcılığını vurgulamaktadır. Ayet, 'indirme' fiili ve 'bulut' kavramı üzerinden ilahi müdahaleyi ve insanın acizliğini ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Nüzûl (نزول) kelimesi, yüksek bir yerden aşağıya inmek veya indirmek anlamına gelir. Ayetteki 'enzeltumûhu' (أَنزَلْتُمُوهُ) ifadesi, suyun gökten yeryüzüne indirilmesi eylemini, yani yağmurun yağdırılmasını ifade eder. Bu bağlamda, suyun kaynağının insan değil, Allah olduğu vurgulanır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Nüzûl, bir şeyin bir yerden başka bir yere geçişini ifade eder. Ayetteki 'enzeltumûhu' (أَنزَلْتُمُوهُ) fiili, suyun bulutlardan yeryüzüne akıtılması eylemini mecazi olarak değil, doğrudan bir indirme fiili olarak ele alır ve bu fiilin failinin kim olduğu sorusunu ortaya koyar.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): İnzâl (إنزال) kavramı Kur'an'da genellikle ilahi bir eylem olarak karşımıza çıkar; vahyin indirilmesi, rızkın indirilmesi gibi. Bu ayette ise suyun indirilmesi, Allah'ın yaratıcı kudretinin ve rızık vericiliğinin bir göstergesi olarak sunulur. İnsanların bu eylemi gerçekleştiremeyeceği vurgulanır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Müzn (المُزْن), yağmur yüklü bulut anlamına gelir. Ayetteki 'minel-müzni' (مِنَ ٱلْمُزْنِ) ifadesi, suyun geldiği kaynağı, yani yağmur bulutlarını açıkça belirtir. Bu, suyun yeryüzündeki akarsu veya kuyulardan değil, gökten geldiğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Müzn (المُزْن), özellikle yağmur damlalarını taşıyan bulutlar için kullanılır. Ayetteki kullanımı, suyun oluşum sürecindeki ilahi müdahaleyi ve bulutların bu süreçteki rolünü vurgular. İnsanların bu bulutları oluşturma veya onlardan su indirme gücüne sahip olmadığına işaret eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Müzn (المُزْن), yağmur bulutlarıdır. Ayetteki 'minel-müzni' (مِنَ ٱلْمُزْنِ) ifadesi, suyun kaynağının gökyüzündeki bulutlar olduğunu ve bu bulutlardan suyun indirilmesinin ancak Allah'ın kudretiyle mümkün olduğunu anlatır.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Munzil (مُنْزِل), indiren kişi veya varlık anlamına gelen ism-i faildir. Ayetteki 'el-munzilûn' (ٱلْمُنزِلُونَ) ifadesi, suyu bulutlardan indirme eylemini gerçekleştirenleri işaret eder. Bu çoğul ifade, Allah'ın tekil kudretini vurgulamakla birlikte, bazen melekler gibi aracıları da kapsayabilir, ancak nihai failin Allah olduğu açıktır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Munzil (مُنْزِل), bir şeyi yüksekten alçağa indiren demektir. Ayetteki 'nahnu'l-munzilûn' (نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ) ifadesi, Allah'ın suyu indiren yegane güç olduğunu kesin bir dille ifade eder. Bu, insanın bu konuda hiçbir gücünün olmadığını ve suyun ilahi bir lütuf olduğunu pekiştirir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): İsm-i fail olan 'munzilûn' (مُنْزِلُونَ), eylemi gerçekleştiren özneyi belirtir. Ayetteki kullanımı, suyun indirilmesi eyleminin failinin insanlar değil, Allah olduğunu net bir şekilde ortaya koyar. Bu, Allah'ın yaratıcı ve rızık verici sıfatlarının bir tecellisidir.
Vâkı'a Sûresi
لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ ﴿٧٠﴾