Feselâmun leke min ashâbi-lyemîn(i)
(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.
"(Ey sağcı), sana sağcılardan selam!"
Bu ayet, Vâkıa Suresi'nin sonlarında, ahiret hallerini tasvir eden bir bağlamda, sağ ehli olanlara yönelik bir müjde ve selamı ifade etmektedir. Dilbilimsel olarak 'selam' ve 'ashâbü'l-yemîn' kavramları, kurtuluş ve mutluluğun sembolleridir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'selâm' kelimesinin temel anlamının 'âfetlerden ve zahirî ve bâtınî noksanlıklardan kurtulmak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'selâmün leke' ifadesi, cennet ehlinin her türlü sıkıntıdan emin olduğunu ve Allah'ın onlara bahşettiği huzuru ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'selâm' kelimesinin burada 'esenlik ve güvenlik' anlamında kullanıldığını, yani 'sana bir zarar dokunmayacak, emniyettesin' manasına geldiğini ifade eder. Bu, ahiretteki kurtuluşun ve huzurun bir ifadesidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'selâm' kavramının Kur'an'da sadece bir dilek değil, aynı zamanda Allah'ın bir sıfatı ve cennetin bir özelliği olarak da kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'selâm', sağ ehlinin nihai kurtuluşunu ve ilahi lütfuyla gelen huzuru simgeler.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ashâb' kelimesinin 'bir şeye sahip olanlar, onunla birlikte olanlar' manasına geldiğini açıklar. Ayetteki 'ashâbü'l-yemîn' ifadesi, sağ tarafın ehli, yani amel defterleri sağdan verilenler grubuna mensup olanları ifade eder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'sahib' kelimesinin 'bir şeye sürekli olarak eşlik eden, onunla birlikte bulunan' anlamını taşıdığını belirtir. 'Ashâbü'l-yemîn' tabiri, cennet ehlinin, sağ tarafın özellikleriyle sürekli olarak birlikte olduğunu ve bu durumun onların kimliğini oluşturduğunu gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'yemîn' kelimesinin 'sağ el' anlamının yanı sıra, 'bereket, uğur, güç ve yemin' gibi anlamlara da geldiğini belirtir. 'Ashâbü'l-yemîn' ifadesi, amel defterleri sağdan verilen, dolayısıyla kurtuluşa eren ve bereketli bir sona ulaşan kimseleri tanımlar.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'yemîn' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'sağ taraf' ve 'uğurluluk, bereket' anlamlarında kullanıldığını vurgular. Vâkıa Suresi'ndeki bu kullanım, ahiret tasvirinde sağ tarafın cennet ehliyle, sol tarafın ise cehennem ehliyle ilişkilendirilmesi geleneğinin bir parçasıdır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'yemîn' kelimesinin 'sağ' anlamının yanı sıra, 'güç ve kuvvet' manasına da geldiğini ifade eder. 'Ashâbü'l-yemîn', Allah'ın lütfuyla güçlendirilmiş ve kurtuluşa ermiş olanlardır.
Vâkı'a Sûresi
وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّبٖينَ الضَّٓالّٖينَۙ ﴿٩٢﴾