İçeriğe atla
Hadîd 24Cüz 27 · Sayfa 540

Hadîd Sûresi 24. Âyet

الحديد

Sohbete sor

Elleżîne yebḣalûne veye/murûne-nnâse bilbuḣl(i)(k) vemen yetevelle fe-inna(A)llâhe huve-lġaniyyu-lhamîd(u)

Onlar cimrilik edip insanlara da cimriliği emreden kimselerdir. Kim yüz çevirirse bilsin ki şüphesiz Allah ganidir, zengindir, övülmeye layıktır.

Hadîd Sûresi

Cimrilik zahiri mal, mülkten vermekten kaçınıldığı kadar ilmi kazançtan verilmesi gerekenden kaçınılıp bunun verilmemesini emrederler. Vehbi olarak karşılıksız ita edilen ilimden ihtiyaç sahiplerine vermereyerek cimrilik eder ve emrederler. (M.D.) Ancak nefsin fıtratında olmayıp sonradan belli bir terbiye sonucu ahlaklanmak suretiyle cömertlik vasfını kazanmak ve bunu gerçekleştirmek nefse son derece güç gelir. Nitekim sadaka kelimesinin içinde barındırdığı “güçlük, külfet ve şiddet” anlamları da bununla ilgilidir. Kul zekât veya sadaka verdiğinde nefsinin fıtrî olan cimriliğinden korunarak ve kurtularak ilahî bir nitelik olan cömertlikle donanır.[98]

“ İz- -T-B- ” Haddizatında insanların kendilerine nispet ettikleri mal ve mülkler hakiki manada kendilerinin değil Allah’a aittir. Ancak kul aslında hiç sahip olmadığı ve sadece emaneten kendisine verildiği ve vekil kılındığı şeylerde cimrilik yapmaktadır. Fakirin hakkı olan zekât ve sadakanın nihayetinde kendisine emanet edilen maldan verildiğini idrak ettiğinde cimrilik özelliğinden arınarak nefsini bu gibi tutumlardan temizler. Âriflere göre bu idrak zekât ve sadakada hususunda “Allah’ı görüyormuşçasına amel etmek” anlamındaki ihsanın karşılığıdır. Zira zekât ve sadaka söz konusu olduğunda ihsan, kişinin kazandığı ve dilediği gibi tasarrufta bulunduğu malların Allah’ın mülkü olduğunu ve kendisinin bir vekilden başka bir şey olmadığını görmesidir. Bu bilinçle zekâtını verip nefsini cimrilikten temizlediğinde Muttakilerden olur; yine zekât ibadetini Allah’ı görüyormuşçasına yerine getirdiği için de Muhsinlerden olur.[99] “ İz- -T-B- ” Cömertlik ve Yardım; Zekât, infak ve sadaka ile bağlantılıdır. Kişide zaten bunların zıttı olan cimrilik (buhl) ve ego-benmerkezlik (nefsi emmare kaynaklı) ağırlıklı bir yaşam sürüyorsa İslâmın bu şartı ve bağlantılarıyla işi olmaz.[100] T-b

A’yân-ı mümkinâtın hepsi fukarâ sınıfına dâhil olup Hakk’ın ihsânına muhtâçdırlar; ve enbiyâ ve evliyâ ise, kendilerinden fânî olup Hakk’ın sıfatıyla kaim bulunuklanndan, onların cûd ve ihsânı dahi, Hakk-ı mutlakın cûd ve ihsânı olmuş olur.[101] “ İz- -T-B- ”


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)