İçeriğe atla
Hadîd 6Cüz 27 · Sayfa 538

Hadîd Sûresi 6. Âyet

الحديد

Sohbete sor

Yûlicu-lleyle fî-nnehâri ve yûlicu-nnehâra fî-lleyl(i)(c) ve huve ‘alîmun biżâti-ssudûr(i)

Geceyi gündüze sokar, gündüzü de geceye sokar. O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Hadîd Sûresi

Gece fenafillah be gündüz ise bakabillah mertebesi hakikatleridir. İnsan-ı Kamil mertebesinde bunlar tevhid edilir. (M.D.) Gece ve gündüz aslı olmayan iki izâfi olan bir yaşam gereğidir. Bunlar evvelce olmayıp gezegenlerin dönmesi ile meydana gelmektedir’ler ve her sistemde süreleri farklıdır. Hiç biri bâki değildir, biri gider biri gelir ve hiçbir zaman ikisi bir arada durmaz. İşte gezegenleri müthiş bir kuvvetle döndüren, “bânîi İlâh-î” nin gücü onları kendi yörüngelerinde döndürdükçe gece ve gündüz meydana gelmektedir. Biri çıktığında arkadan diğeri gelmektedir. Onun arkasından gene diğeri gelmektedir. Onların kıyametlerine kadar böyle devam edecektir.

Bu husus zâhiren böyle olduğu gibi bâtınen de böyledir. Gönlümüzde de, bazen karanlık-gece-karamsarlık olur, bâzen de Nûr’lanma-aydınlık-gündüz olur, işte bunların da biri gelir biri gider. Ayrıca bir de şu husus vardır. Bilindiği gibi gece fenâfillâh, gündüz ise bakâbillâh ’tır, bunlarında zaman içinde biri gelir biri gider. Ancak İnsân-ı Kâmilde bu husus tevhid edilir, zamâna bağlı değildir, bulunduğu ortama göre bazen fenâfillâh’ta gece bazen bakâbillâh’ta gündüz, olur, onu tanımak oldukça zordur. Ayrıca Nûr ve zulmet iki ayrı hususturki, bütün bu âlemler, (a’mâ) dan, “Sevâd-ı a’zâm-büyük karanlık” tan, “Nûr’a-aydınlığa çıkmıştır.[40]

Sadırlara (gönüllere) yazılan satırları bilir. (M.D.)

(Men-Kim) varlık kitaplarının, sayfalarındaki “yesturun-satırlarını” okurlar. Daha sonrada âlem kitabının sayfalarındaki, “yesturun-satırlarını” gönülden tenzih, teşbih, ve tevhid, hakikatleri yönleriyle, her mertebeden okurlar. Bunlar mutlak irfan ehli muhabbet yönlü Ariflerdir, bunların dışında gerçek mana da yesturun-âlem kitabını hakkıyle okuyacak kimseler yoktur.[41]