Vemine-l-en'âmi hamûleten veferşâ(en)(c) kulû mimmâ razekakumu(A)llâhu velâ tettebi'û ḣutuvâti-şşeytân(i)(c) innehu lekum ‘aduvvun mubîn(un)
Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir. Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
En'âm Sûresi
“Vemine-l-en’âmi hamûleten veferşâ(en) kulû mimmâ razekakumu(A)llâhu velâ tettebi’û hutuvâti-şşeytân(i) innehu lekum ‘aduvvun mubîn(un)” Hayvanlardan yük taşıyanları ve tüyünden sergi yapılanları da (yaratan O’dur). Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin; şeytanın ardına düşmeyin; şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır. (6/142)
Hayvan derken “Hay-v-an” yaşayan an denilmetedir. Hayvanı natıka konuşan hayvan demektir. Dervişte hayvanı natıkadır. Ve ilmi yükü sırtında taşımaktadır. Ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırır. Nasılki hayvanın tüyünden, yününden divana, koltuğa döşek yapılır. Dervişte tevazu halinde kendinde bulunan esmâ-i ilâhiyye postunun tüylerinden sergi-döşek yapar ve bu esmâ-i ilahiyye ile kürsüsünde birlikte oturur.