İçeriğe atla
Mümtehine 6Cüz 28 · Sayfa 550

Mümtehine Sûresi 6. Âyet

الممتحنة

Sohbete sor

Lekad kâne lekum fîhim usvetun hasenetun limen kâne yercû(A)llâhe velyevme-l-âḣir(a)(c) vemen yetevelle fe-inna(A)llâhe huve-lġaniyyu-lhamîd(u)

Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye layıktır.

Câsiye Sûresi

21) (6) Peygamber (2): Hz. Nûh Neciyyullah (a.s.)

22) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (12) Yûsuf Sûresi

24) (6) Peygamber (3): Hz. İbrâhîm Halilûllah (a.s.)

35) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (1) Fâtiha Sûresi

39) Terzi Baba (2)

41) İnci Tezgâhı

49) (36) Yâ-Sin Sûresi

59) (6) Peygamber (4): Hz. Mûsâ Kelîmullah (a.s.)

60) (6) Peygamber (5): Hz. Îsâ Ruhullah (a.s.)

61) (6) Peygamber (6): Hz. Muhammed Rasûlüllah (s.a.v.)

63) İnci Mercan Tezgâhı: Düşündürücü Nükteler

67) (67) Mülk Sûresi

68) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (1) Namaz Sûreleri

69) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (2) Namaz Sûreleri

88) Nusret Tura Divanı - Erler Demine

Mümtehine Sûresi

Bu ayet, Hz. İbrahim (a.s.) ve onunla birlikte hicret edenlerin kıssasına atıfta bulunarak, bir "üsve-i hasene" (güzel örnek) olduğunu bildirir. 

ÜSVE, sözlük anlamı "teessi" edilecek, yani uyulacak, arkasından gidilecek örnek, meşk, nümûne-i imtisal demektir.

"Allah'ın Lutfuna Umut Bağlamak": Bu, sadece cennet nimetleri değil, "ilâhî tecelliler (tacalliyât), marifet (hakikat bilgisi) ve velâyet makamlarına" nail olmayı ummaktır. "Recâ" (ümit), sûfînin yolculuğunda ilerleme (terakkî) için gerekli olan bir haldir; kulun Allah'ın cömertliğine (cûd) olan inancıdır. Bu ümit, O'ndan gayrısından ümidi kesmek (yeis) ile dengelenir.

"Âhiret Gününe Umut Bağlamak": "Âhiret günü" (el-yevmü'l-âhir), sadece ölüm sonrası değil, "Hakikatin nihai ve mutlak olarak açığa çıkacağı an"dır. Bu, her an gerçekleşebilecek bir "içsel kıyamet" (kıyamet-i suğrâ) veya müşahede halidir. Bu güne ümit, kişinin kendi nefsânî perdesinin kalkıp, eşyanın hakikatini (hakâik) görmeyi beklemesidir.

Bu iki ümit, "Allah'tan başka her şeyden kesilmek (inkıta)" halini ifade eder. Kişi, fânîlerden ümidini kesip (yeis), yalnız Bâkî'den ümitvar (recâ) olur.

"Onlar"dan kasıt, "Hz. İbrahim ve onun hakikatine tâbi olanlar"dır. Buradaki "üsve" (örnek), zahirî bir hayat tarzından ziyade, "Hakikat-i İbrahimiyye"dir. Füsûs'ül-Hikem'de "İbrahim Fassı"nın konusu "Hakîm" ismidir. Hz. İbrahim, "tevhidi müşahede" (kevnî ayetleri görerek Allah'ı bulma) ve "halîlullah" (Allah'ın dostu) makamının temsilcisidir.[14]

"Kim (Bu Örneğe) Yüz Çevirirse (Ve Men Yetevelle): "Hakikat-i İbrahimiyye"nin davetini reddedip, "nefs-i emmâre"nin, "hevâ"nın veya "taklit"in peşinden gitmektir. Kalbi, mâsivâ putlarına yöneltmek, onlarla dostluk kurmaktır (60/1 ayetinin ihlali). Bu, hakikati görmekten yüz çevirmek, gaflet perdesini tercih etmektir.

Ganiy; Âlemlerden ganiydir sonradan olma araz olan halka ihtiyacı yoktur.

“Hamid” Hamd’in 8 hatta 9 mertebesi vardır. İlki verilen karşılık olarak teşekkür babındadır. Sonuncusu ise Makam’ı Mahmud (övülmüş makam) dır. Tamamı için (35) 1-Fatiha sûresi tevil ve tefekkür çalışmasına bakılabilir. (M.D.)