Ḣaleka-ssemâvâti vel-arda bilhakki ve savverakum fe-ahsene suverakum(s) ve-ileyhi-lmasîr(u)
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O'nadır.
Zira gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
Bu ayet, Allah'ın yaratma kudretini, evrenin ve insanın yaratılışındaki hikmeti ve nihai dönüşün O'na olacağını vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, yaratma, şekil verme ve dönüş gibi temel teolojik ve kozmolojik temaları içermektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Halk (خلق), bir şeyi takdir etmek ve onu yoktan var etmek anlamına gelir. Ayetteki 'خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ' ifadesi, Allah'ın gökleri ve yeri, önceden bir örneği olmaksızın, belirli bir ölçü ve düzen içinde yarattığını gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Halk (خلق), bir şeyi icat etmek ve onu bir ölçüye göre yapmak demektir. Burada göklerin ve yerin yaratılması, Allah'ın kudretinin ve hikmetinin bir delili olarak sunulmuştur.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'halk' kavramı, Allah'ın mutlak yaratıcı gücünü ve evrenin O'nun iradesiyle var olduğunu ifade eder. Bu ayette, göklerin ve yerin yaratılışı, Allah'ın varlığının ve birliğinin en temel kanıtlarından biri olarak sunulur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Semâ (سماء), bir şeyin üstünde olan her şeydir. Çoğulu semâvât (سماوات) olup, Kur'an'da genellikle yedi kat gök anlamında kullanılır. Ayetteki kullanımı, Allah'ın yarattığı geniş ve yüce evreni kapsar.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Semâ (سماء), yüksek ve yüce olan her şeydir. Gökler, Allah'ın kudretinin ve azametinin bir göstergesi olarak yaratılmıştır ve bu ayetteki bağlamda, yeryüzü ile birlikte tüm evreni temsil eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Arz (أرض), yeryüzü demektir. Kur'an'da genellikle semâ (gök) ile birlikte zikredilerek evrenin iki ana bileşenini oluşturur. Ayetteki 'ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ' ifadesi, Allah'ın tüm evreni kapsayan yaratıcılığını vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Arz (أرض), üzerinde durulan ve yerleşilen yerdir. Bu ayette, göklerle birlikte zikredilmesi, Allah'ın yaratma kudretinin hem yüce âlemleri hem de içinde yaşadığımız dünyayı kapsadığını gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Tasvir (تصوير), bir şeye belirli bir suret ve şekil vermektir. Ayetteki 'صَوَّرَكُمْ' ifadesi, Allah'ın insanı en güzel biçimde, belirli bir düzen ve estetikle yarattığını vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Savvere (صوّر), bir şeyi belirli bir şekle sokmak, ona bir suret vermektir. Burada Allah'ın insanı diğer varlıklardan ayıran, ona özgü bir biçim ve güzellik verdiğini belirtir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'tasvir' kavramı, Allah'ın yaratıcılığının mükemmelliğini ve insana verdiği özel konumu gösterir. İnsanın 'en güzel surette' yaratılması, onun Allah katındaki değerini ve sorumluluğunu ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İhsan (إحسان), bir şeyi en güzel ve en mükemmel şekilde yapmaktır. Ayetteki 'فَأَحْسَنَ صُوَرَكُمْ' ifadesi, Allah'ın insanlara verdiği şeklin sadece bir biçimden ibaret olmadığını, aynı zamanda estetik ve işlevsel olarak da en güzel olduğunu belirtir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Hasene (حسنة), güzel ve iyi olan şeydir. İhsan (إحسان) ise bir şeyi güzelleştirmek ve onu en iyi hale getirmektir. Allah'ın insan suretini 'güzel yapması', O'nun yaratıcılığındaki mükemmelliği ve hikmeti gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Masîr (مصير), bir şeyin döndüğü yer, varış noktasıdır. Ayetteki 'وَإِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ' ifadesi, tüm yaratılmışların eninde sonunda Allah'a döneceğini, O'nun huzurunda toplanacağını ve nihai akıbetlerinin O'nun elinde olduğunu vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Masîr (مصير), dönüş yeri ve akıbet demektir. Bu ayette, Allah'ın yaratıcı kudretinin ardından, tüm varlıkların O'na döneceği gerçeği hatırlatılarak, ahiret inancına ve hesap gününe işaret edilir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'masîr' kavramı, insanın dünya hayatındaki eylemlerinin bir sonucunun olacağını ve herkesin nihayetinde Allah'a hesap vermek üzere döneceğini ifade eden merkezi bir kavramdır. Bu, sorumluluk ve ahiret bilincini pekiştirir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.