İçeriğe atla
Kalem 7Cüz 29 · Sayfa 564

Kalem Sûresi 7. Âyet

القلم

Sohbete sor

İnne rabbeke huve a'lemu bimen dalle ‘an sebîlihi ve huve a'lemu bilmuhtedîn(e)

Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.

Kalem Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

68.7 - İnne rabbeke huve ağlemu bimen dalle an sebîlih, ve huve ağlemu bilmuhtedîn.


Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
68.7 - Şübhesiz rabbındır en bilen yolundan sapanı, yine odur en bilen hidayete irenleri.

------------------------

“Şüphesiz Rabb'in daha iyi bilendir.” Bu açıklama da Peygamber'e yukarki hitabı yapan ve güvenceyi veren yüce Allah'ın ortaktan uzak olan kendi ilahlık şanını; sıfatlarının, ilim ve gücünün yüksekliğini ve dolayısıyla ona inanılıp güvenilerek itaat edilmesi ve aksine hareket etmekten sakınılması gerektiğini anlatmak suretiyle, bir taraftan yapılacak bildiri ve duyuruları başından ve sonundan vesikalandırarak ve özellikle kendisine yönelterek verilecek duyurulara bir hazırlamadır. Yani sana o ihsanı yapan, o garanti ve güvenceyi veren ve önünü sonunu görüp gözetecek ve eğriye doğruya hak ettiğini verecek olan ancak Rabbındır. Çünkü odur ancak seni yetiştiren, herkesten de senden de daha iyi bilen بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبِيلِه۪
yolundan sapanı. Aklı varken dünya ve ahirette mutluluğa götürecek hak yolundan sapmış, çığırından çıkmış, sonsuz mutsuzluğa götürecek yanlış yolda kendini kaybetmiş olanları ki gerçekte deliler, sapıklar onlardır.
وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَYine odur ancak en iyi bilen eğrilikten sakınıp doğru yolu tutmuş, neticede arzuladıklarına kavuşacak olanları, ki gerçekte aklı olanlar da işte onlardır. O halde ancak Rabbine itaat et, Rabbinin gösterdiği yolda git (E.H.Y.)


~~68.7~
اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبٖيلِهٖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَدٖينَ

Kuranı Kerim Türkçe okunuş:

68.7 - İnne rabbeke huve ağlemu bimen dalle an sebîlih, ve huve ağlemu bilmuhtedîn.


Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
68.7 - Şübhesiz rabbındır en bilen yolundan sapanı, yine odur en bilen hidayete irenleri.


Men-Kim, ki Hadi ismi istikametinde hidayettedir. O’nu bilir. Men-Kim, ki Mudil ismi istikametinde dalalettedir o’nu da bilir. Çünkü bu isimler kendisinindir. Ancak Allah-u Tealâ kimseye hidayet ehli veya dalelet ehli olsun diye amir hüküm yürütmez. Bunları bildirir hangi yoldan gitmesini kulun irade ve ihtiyarına bırakmıştır. Kimse diyemez ki Allah beni mudil ismi üzere yaşantımı düzenledi.

Eğer böyle bir şey olsa idi o zaman bu husus, cebri olacağından kulun ihtiyarı hükümsüz kalacaktır. Bu husus ta hilâfet hakikatine uygun değildir. İnsan hür bir varlıktır ancak nefsin hükmüne girdiğinde hürlüğü elinden gider nefs ve beşeriyetinin hükmü altına girdiğinden hürlüğü elinden nefsi emmare tarafından alınmış nefsi emarenin zindanlarında onun tutuklusu olmuştur. Ancak nefsin emirlerini yerine getirdiğinden farkında olmadan bu tutkunluğu hürriyet zannetmektedir. Acayip ve acınacak bir haldir. “ İz- -T-B- “



فَلاَ تُطِعِ الْمُكَذّب۪ينَ

Kuranı Kerim Türkçe okunuş: