İçeriğe atla
A'râf 108Cüz 9 · Sayfa 164

A'râf Sûresi 108. Âyet

الأعراف

Sohbete sor

Veneze'a yedehu fe-iżâ hiye beydâu linnâzirîn(e)

Elini (koynundan) çıkardı. Bir de ne görsünler o, bakanlar için, bembeyaz olmuş.

A’râf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(108) (Ve neze’a yedehu fe izâ hiye beydâu lin nâzırîn.)

“Ve Mûsâ elini koynundan çıkarıverdi, eli bembe-yaz olmuş, bakanların gözünü kamaştırıyordu.” Mûsâ (a.s.) sol elini göğsünün sağ tarafına soktu ve sağdaki aklı küllden aldığı nur ile nurlanarak elini dışarıya çıkardı çünkü Mûsevîyyet mertebesi henüz nefsi küll ile ilgili olup hakîkatini aklı küllden aldığından dolayı sol elini göğsünün sağ tarafına sokmuştur. Bu nefsi küll hakîkati Îseviyet mertebesine kadar sürer ve hıristıyanların çatalı sol el ile tutup yemeleri bu hakîkate dayanmaktadır ve

onlar yaptıkları işte haklıdırlar, fakat bizler taklit ile nefsi küllü aklı külle tercih ederek yemeği nefsi küll ile yemeye çalışıyoruz, sadece kibar olacağız diye. İslâmi kaidelerde sağ giriş sol çıkıştır çünkü aklı küll nefsi külle tesir etmektedir. Kâbenin tavafı dahi sağdan sola oluyor çünkü aklı küll nefsi küllü ihata ediyor.

Bakanların elinde beyaz görünmesi bir bakış olması gerektiğini ve o bakışında gördüğümüz şeyin hakîkatine intikâl etmesi gereğidir. Bu varlığın hakîkatini idrâk eden kişi en büyük kerameti meydana getiriyor demektir. Çünkü şartlanmalar neticesinde taşı taş toprağı toprak görüyoruz. Muhiddîni Arabi hz. lerinin dediği gibi “taşı taş, toprağı toprak” olarak görenle zâten işimiz yok.