İçeriğe atla
A'râf 141Cüz 9 · Sayfa 167

A'râf Sûresi 141. Âyet

الأعراف

Sohbete sor

Ve-iż enceynâkum min âli fir'avne yesûmûnekum sû-e-l'ażâb(i)(s) yukattilûne ebnâekum veyestahyûne nisâekum(c) vefî żâlikum belâun min rabbikum ‘azîm(un)

Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

A’râf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(141) (Ve iz enceynâkum min âli fir’avne yesûmûnekum sûel azâbi, yukattilûne ebnâekum ve yestahyûne nisâekum ve fî zâlikum belâun min rabbikum azîm.)

“Hani sizi, Firavun sülâlesinin elinden kurtardığımız zaman, hatırlasanıza, size azâbın kötüsünü yapıyorlardı; oğullarınızı öldürüyorlar, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük imtihan vardı.” Erkekleri beni İsrâîl güçlenmesin diye öldürürlerken, kızlarıda evlerde hizmetçi olarak kullanmak üzere bırakıyorlardı. Bâtınen bakarsak, Fir’avun yâni nefsi emmâre kendi bünyemizdeki akıl olan Mûsâ’nın ürettiği erkek çocuklarını yâni hakîkati ilâhîyyeyi anlamaya çalışan düşünceleri kesiyor ve nefsânî düşünceleri yâni kızları ise bırakıyor. İlâhî varidat üzere kişiye gelen iyi ahlâk ve bilgilerin faydasız ve kullanılmaz hâle getirilmesi ve hayâl ve vehim üzere gelenlerin ise kullanımda kalması demektir.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)